Mezzokate

Mezzokate

Blogroll

Her Hakkım Saklıdır® Bu blogdaki tüm haklar Melis Tezcan'a (öncekadınsonraanne) aittir, kendisinden izin almadan!!! ve kaynak göstermeden gerek metinsel gerekse görsel dökümanların kopyalanması, kullanılması ve yayınlanması yasaktır. Aksi halde yasal yola başvurulacaktır.

7 Eylül 2012 Cuma

Tuvalet eğitimi: Evdeki yeni durum


Tuvalet maceramız bitti sayılır. Bir hafta kadar bir süre içinde kolayladık işimizi. Sadece gece bez takıyoruz artık. O da şöyle: Çoğu sabah kuru kalkıyor; ama bazen gece bezine çiş yapmış olabiliyor.  Uyumadan önce yine de tembihliyorum, “Bezi takıyoruz; ama beze yapma sabah uyanınca tuvalete yapalım; ya da bana anne çişim geldi diye haber ver” diyorum. Gece tuvalete oturtursam çoğunlukla uykusunda ağlıyor ve istemiyor, ben de zorlamıyorum.

Evde ve sokaktaki tuvalet maceralarımızı iki ayrı yazı olarak ele alacağım.

Önce evdeki yeni halimiz:
Önceleri günde bilmem kaç kez çişin var mı sorusunu sorarken şimdi kendi haber veriyor (bazen nadir de olsa kazalarımız olabiliyor o ayrı). Haber vereceğim yerine “ebercem” diyor. Ebermeyi unutmamasını söylüyoruz biz deJ)) (Bu arada, “ebermek” diye bir fiil varmış Ege yöresinde (vermek, getirmek, başarmak anlamında). Benden gelen İzmir genleri ortaya çıktı herhalde)

Evde sorunumuz kalmadı diyebilirim. Sadece kendiliğinden önlem amaçlı gitmiyor tuvalete, ta ki sıkışıncaya kadar bekliyor. O zaman da az da olsa külotu para büyüklüğünde ıslanabiliyor. Bazen de oyundan kopamayınca yerler göl olabiliyor. Allah’tan hala halıları sermedim.

Öğle uykusuna yatmadan önce ve kalktıktan sonra, bir yere gitmeden önce ve eve geldiğimizde benim zorumla gidiyor. Ama bunun da kolayını şöyle bulduk:” Kim önce gidecek” diye yarışıyoruz. “Hayır, ben önce gideceğim” diye koşuyor, ışığı ve kapıyı o açıyor ve “ben kazandım” diyor. Evet, belki çok iyi bir yöntem olmayabilir; ama bırakın bir konuda da rekabetçi oluversin, nasılsa çok hırslı, hırçın bir çocuk değil.

Tuvalete benim yardımımla oturuyordu. Geçen haftadan beri Ikea minik basamağı (http://www.ikea.com.tr/urundetay/60101063/forsiktig_tabure.aspxkullanıyoruz. Basamağın neden ay şeklinde olduğu yeni dank  etti kafama:  klozetin önüne tam denk geliyor. Buna basarak kendi çıkıp yerleşiyor. Hilton olmayan, ayaklı lavabolara da uyar. Ben de yardımcı oluyorum. Ama artık ben tutmasam da düşmüyor. Ellerini dizlerine dayayarak dengede kalmayı öğrendi.

Ben de karşısına tabureyi çekip oturuyorum. 
Bazen elini tutuyorum kaka söz konusu ise, çişyapıyorsa klozetin kapağı ile taşı arasından dışarı taşmasın diye asiste etmek zorunda kalıyorum (erkek çocuk farkı, ahtapot olmak lazım). Duvardaki kokuya basıyor (pıs yapıyoruz yani). 
Bazen “Pepee ne diyor” derdi başlarda. (Kakalar tuvalete, çişler tuvalet, artık kimse yapmayacak altındaki beze) Pepee’yi çok tutmasam da bazı şeyler çok akılda kalıyor ve bu yüzden mesaj verirken daha da dikkatli olmalılar.

Sonra Familia Sünger Bob desenli tuvalet kâğıdını (ona özel ve ayrı) koparıp siliniyoruz. Tabi öncesinde bu kim, vs diye Sünger Bob ve arkadaşlarını ve ne yaptıklarını konuşuyoruz. Kazara bizim kağıdı koparırsam “Anne sen karıştırdın” deyip gülüyor bana.
Kaka yapıldıysa popo yıkanıyor, sabunlanıyor, kurulanıyor. Dirseğimden güç alarak aşağı atlıyor.

Not: Lazımlıklar çevremizdeki küçük bebeklere dağıtılacak. Hiçbirine kaka yapmadığı için temizleme derdim de olmadı. Pepeenin dediği gibi kakalar tuvalete. Başta arkasından el sallıyor hoşçakal bile diyorduk. Şimdi ise kaç parça kaka yaptığını sayıyor. Bir yandan da saymayı öğrenmesi işlevsel oldu:))) İlk kaka yaptığında o kadar şaşırmış taklidi yapıp, kahkahalar attım ki o da bunu keyifli bir oyun olarak görmeye başladı. Alt komşu deli bunlar diyordur. Tuvaletten şen kahkahalar geliyor, alkışlar, kıyamet...

Sonra lavabo başındaki bölüm başlıyor: Oturduğum tabure lavabonun önüne çekiliyor. Üstüne çıkıp ellerini yıkamak için sırasını bekliyor. Ben elimi yıkadıktan sonra o da kendi sabunu olan mavi zerrecikli Selin Junior marka mavi sabununu sıkıyor eline. 
Ona kendi kendine sıkabilmesini, sabunun ucundan damlayanı sıyırmasını, suyu açıp kapamasını öğrettim ve kendine yeterli olmasını istiyorum. Eller iyice köpürtülüp el üstleri ve parmak araları da yıkandıktan sonra eller durulanıyor. El köpürtülürken su kapatılıyor. Su tasarrufunu şimdiden öğrenmesi önemli! “Suyumuz biter” diyorum.
Hatta ben tazyikli su severim. Anne çok açtın diyor;)) sonra aşağıya inip ellerini kendi havlusuna kuruluyor ve havlusunu yerine asıp çubukları itiyor.
Toplumumuzda bolca bulunan, ellerini yıkamadan çıkan pis erkek örneği olmaması için eli hiç kirlenmese bile yıkıyoruz. Alışkanlık önemli.


Bir de masalımız var benim uydurduğum. Onu anlatmamı isteyebiliyor: Adı “Köpek- işaret”. Oğlum işaretlere çok meraklı, tüm tabelaları okuyup “anne bu işaret ne diyor” diye soruyor.  Halası da bahçedeki köpek giremez işaretlerini göstermiş ona.
Masalımız şöyle: “Bir köpek bahçeye çıkmış, koşmuş, çok eğlenmiş. Sonra “eyvah, kakam geldi; ne yapacağım şimdi” demiş. Tam çimenlere kakasını yapacakken bir bakmış bir işaret. “Köpekler buraya girmesin, kakasını yapmasın” diyor işaret. Hemen babasına koşmuş. Babacığım ne yapacağım, kakam geldi; ama işaret böyle böyle demiş. Babası tuvalete yapılır demiş ve onu götürmüş. Şlop şlop yapıyor ve rahatlıyor köpekçik.” Normalde masal burada bitiyor; ama bazen kendi şu kısmı ekliyor:  Anneanne köpek ona sürpriz (hediye) alıyor. (Anneannemiz tuvalete yapılan ilk kaka uğruna bize yarış arabası seti almıştı da…)


Maceramızın başı için bu yazıya bakın: 

5 yorum:

  1. bizdede "şiştirmek" fiili var..tuvalet kağıdını atıp tuvalete üstüne sifon çekip kağıdın şişmesine deniyor ve Duru bayılıyor..

    Biz de çok şükür hallettik;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şiştirmek :)))) çok iyiymiş. Bu çocuklar alem:)

      Sil
  2. Bizim de tuvalet maceramız bitmişti ama sonra birden kazalar, tuvalete gitmek istememeler başladı. onun söylemesini beklemeden sık sık götürüyorum tuvalete bu aralar. benim taktik şu. Oyuncakları ile konusuyorum :) "Efendim kırmızı araba/kedicik ne oldu? " diyip arabasını/kedisini kulağıma götürüyorum sanki bana gizli birşey söylüyormus gibi:) "Nee sen tuvaletini yapmayı bilmiyor musun? Kim öğretsin, Barış mı öğretsin sana. tamam dur Ona söyleyeyim de göstersin sana" diyorum, oyuncağımızı tuvalet kapısına koyuyoruz bizi izlemesi için ve ağlama sızlama, çişim yook çığlıkları olmadan oyuncaklarımıza yardım ediyor olmanın haklı gururu ile çişimizi yapıyoruz tuvalete :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Durumlar aynı bizde de, çocukların bir anı bir anına uymuyor. Bu oyuncaklara öğretme fikrini sevdim:)))

      Sil
  3. aferin ona:)..bizimki de elini yıkıyor çamaşır sepeti üstüne çıkıp..
    şimdi yavaş yavaş tuvaletkağıdı ile silmeye başladı ama ben üstünden geçiyorum..ufaktan el alışkanlığı olsun :)

    YanıtlaSil