Mezzokate

Mezzokate

Blogroll

Her Hakkım Saklıdır® Bu blogdaki tüm haklar Melis Tezcan'a (öncekadınsonraanne) aittir, kendisinden izin almadan!!! ve kaynak göstermeden gerek metinsel gerekse görsel dökümanların kopyalanması, kullanılması ve yayınlanması yasaktır. Aksi halde yasal yola başvurulacaktır.
çiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2015 Cuma

Çişmatik idrar ve kusmuk torbası

Size önereceğim ürün hayat Kurtarıcı diyebilirim.

Ürünün Amerika'daki adı Travel John yani seyahat tuvaleti.

Türkiye'de Çişmatik adı ile piyasaya sürülmüş. Idrar ve kusmuk torbası olan bu Ürünün kusmuk için de kullanılabileceğini yeni öğrendim. 

Üçlü paketler halinde satılan bu ürünü seneler önce Metro Grossmarkette bulup almıştım. Hemen babamın kardeşimin ve kendi arabamın torpido gözüne koymuştum. Çünkü yine Karlı bir günde işarkadaşım 6 saat arabasında mahsur kalıp tuvaletini Aracına yapmak zorunda kalmıştı.

Uzun süre arabamda sonra da çantamda dolaştırdığım (katlı halde avuca sığıyor) ürünü çantamdan çıkardığıma pişman oldum. Çünkü geçen ay Bolu Tüneli Öncesinde Viyadük üstünde karda Kışta saatlerce mahsur kalıp tepemize battaniye geçirip Aracın iki kapısı Arasında Çadır oluşturup TEMe yapmaktansa bu ürünü kullanmayı yeğlerdim. 


Ürünün unisex olması harika hem kadın hem erkek için uyumlu.

Erkekler bir şekilde wc sorununu hallediyor ya yol kenarına yapıyor ya erkek çocuksa şişeye... Ama biz kadınlar için tuvalet dert bu ürün hele de kız çocuğu olanlar için Kurtarıcı olabilir. 

Bu arada tuvalet eğitimi yazılarımda Şişe kullanımına vs değinmiştim.

http://oncekadinsonraanne.blogspot.com/p/tuvalet-egitimi.html


Bir Blogger arkadaştan öğrenmiştim: erkek çocuk Için çantasında ve bagajında lateks eldiven taşıyordu be de taşır oldum yer kaplamaya  pratik bir çözüm. 


Aslında çok basit bir prensibe dayanıyor: naylon bir torba içine bebek bezindekilere benzer boncuklardan eklenmiş ve Sıvı girişi ile jelleşiyor. Torbanın ağzı da kilitli olduğu için akma veya kokma derdi yok. Üstelik 800 ml kapasite dolana dek yeniden kullanılabilir. 


Yol tutan, midesi bulananlar için de kullanıldığına göre torpidoya atmak iyi fikir. 

Fiyatı da makul üçlü paket 15 tl. 

Google'a Çişmatik yazdığınızda alabileceğiniz linkler çıkıyor Karşınıza ben yine metroya bir bakacağım. 


Allah Lazım etmesin ama wc ihtiyacı insanı çok geren bir durum.

Amcamın bir çizimi vardı: lazımlığa oturmuş bir çocuk diyor ki "Mutluluk bazen insanın yaşadığını duymasidir"


http://youtu.be/nBbCmZZ7XMo


Engelliler için de uygun. Geçen hafta uzun yolda oğlunu pis tuvalete sokmaya çalışan anne aklıma geldi de bu büyük kolaylık olurdu onlar için. 





















7 Eylül 2012 Cuma

Tuvalet eğitimi: Evdeki yeni durum


Tuvalet maceramız bitti sayılır. Bir hafta kadar bir süre içinde kolayladık işimizi. Sadece gece bez takıyoruz artık. O da şöyle: Çoğu sabah kuru kalkıyor; ama bazen gece bezine çiş yapmış olabiliyor.  Uyumadan önce yine de tembihliyorum, “Bezi takıyoruz; ama beze yapma sabah uyanınca tuvalete yapalım; ya da bana anne çişim geldi diye haber ver” diyorum. Gece tuvalete oturtursam çoğunlukla uykusunda ağlıyor ve istemiyor, ben de zorlamıyorum.

Evde ve sokaktaki tuvalet maceralarımızı iki ayrı yazı olarak ele alacağım.

Önce evdeki yeni halimiz:
Önceleri günde bilmem kaç kez çişin var mı sorusunu sorarken şimdi kendi haber veriyor (bazen nadir de olsa kazalarımız olabiliyor o ayrı). Haber vereceğim yerine “ebercem” diyor. Ebermeyi unutmamasını söylüyoruz biz deJ)) (Bu arada, “ebermek” diye bir fiil varmış Ege yöresinde (vermek, getirmek, başarmak anlamında). Benden gelen İzmir genleri ortaya çıktı herhalde)

Evde sorunumuz kalmadı diyebilirim. Sadece kendiliğinden önlem amaçlı gitmiyor tuvalete, ta ki sıkışıncaya kadar bekliyor. O zaman da az da olsa külotu para büyüklüğünde ıslanabiliyor. Bazen de oyundan kopamayınca yerler göl olabiliyor. Allah’tan hala halıları sermedim.

Öğle uykusuna yatmadan önce ve kalktıktan sonra, bir yere gitmeden önce ve eve geldiğimizde benim zorumla gidiyor. Ama bunun da kolayını şöyle bulduk:” Kim önce gidecek” diye yarışıyoruz. “Hayır, ben önce gideceğim” diye koşuyor, ışığı ve kapıyı o açıyor ve “ben kazandım” diyor. Evet, belki çok iyi bir yöntem olmayabilir; ama bırakın bir konuda da rekabetçi oluversin, nasılsa çok hırslı, hırçın bir çocuk değil.

Tuvalete benim yardımımla oturuyordu. Geçen haftadan beri Ikea minik basamağı (http://www.ikea.com.tr/urundetay/60101063/forsiktig_tabure.aspxkullanıyoruz. Basamağın neden ay şeklinde olduğu yeni dank  etti kafama:  klozetin önüne tam denk geliyor. Buna basarak kendi çıkıp yerleşiyor. Hilton olmayan, ayaklı lavabolara da uyar. Ben de yardımcı oluyorum. Ama artık ben tutmasam da düşmüyor. Ellerini dizlerine dayayarak dengede kalmayı öğrendi.

Ben de karşısına tabureyi çekip oturuyorum. 
Bazen elini tutuyorum kaka söz konusu ise, çişyapıyorsa klozetin kapağı ile taşı arasından dışarı taşmasın diye asiste etmek zorunda kalıyorum (erkek çocuk farkı, ahtapot olmak lazım). Duvardaki kokuya basıyor (pıs yapıyoruz yani). 
Bazen “Pepee ne diyor” derdi başlarda. (Kakalar tuvalete, çişler tuvalet, artık kimse yapmayacak altındaki beze) Pepee’yi çok tutmasam da bazı şeyler çok akılda kalıyor ve bu yüzden mesaj verirken daha da dikkatli olmalılar.

Sonra Familia Sünger Bob desenli tuvalet kâğıdını (ona özel ve ayrı) koparıp siliniyoruz. Tabi öncesinde bu kim, vs diye Sünger Bob ve arkadaşlarını ve ne yaptıklarını konuşuyoruz. Kazara bizim kağıdı koparırsam “Anne sen karıştırdın” deyip gülüyor bana.
Kaka yapıldıysa popo yıkanıyor, sabunlanıyor, kurulanıyor. Dirseğimden güç alarak aşağı atlıyor.

Not: Lazımlıklar çevremizdeki küçük bebeklere dağıtılacak. Hiçbirine kaka yapmadığı için temizleme derdim de olmadı. Pepeenin dediği gibi kakalar tuvalete. Başta arkasından el sallıyor hoşçakal bile diyorduk. Şimdi ise kaç parça kaka yaptığını sayıyor. Bir yandan da saymayı öğrenmesi işlevsel oldu:))) İlk kaka yaptığında o kadar şaşırmış taklidi yapıp, kahkahalar attım ki o da bunu keyifli bir oyun olarak görmeye başladı. Alt komşu deli bunlar diyordur. Tuvaletten şen kahkahalar geliyor, alkışlar, kıyamet...

Sonra lavabo başındaki bölüm başlıyor: Oturduğum tabure lavabonun önüne çekiliyor. Üstüne çıkıp ellerini yıkamak için sırasını bekliyor. Ben elimi yıkadıktan sonra o da kendi sabunu olan mavi zerrecikli Selin Junior marka mavi sabununu sıkıyor eline. 
Ona kendi kendine sıkabilmesini, sabunun ucundan damlayanı sıyırmasını, suyu açıp kapamasını öğrettim ve kendine yeterli olmasını istiyorum. Eller iyice köpürtülüp el üstleri ve parmak araları da yıkandıktan sonra eller durulanıyor. El köpürtülürken su kapatılıyor. Su tasarrufunu şimdiden öğrenmesi önemli! “Suyumuz biter” diyorum.
Hatta ben tazyikli su severim. Anne çok açtın diyor;)) sonra aşağıya inip ellerini kendi havlusuna kuruluyor ve havlusunu yerine asıp çubukları itiyor.
Toplumumuzda bolca bulunan, ellerini yıkamadan çıkan pis erkek örneği olmaması için eli hiç kirlenmese bile yıkıyoruz. Alışkanlık önemli.


Bir de masalımız var benim uydurduğum. Onu anlatmamı isteyebiliyor: Adı “Köpek- işaret”. Oğlum işaretlere çok meraklı, tüm tabelaları okuyup “anne bu işaret ne diyor” diye soruyor.  Halası da bahçedeki köpek giremez işaretlerini göstermiş ona.
Masalımız şöyle: “Bir köpek bahçeye çıkmış, koşmuş, çok eğlenmiş. Sonra “eyvah, kakam geldi; ne yapacağım şimdi” demiş. Tam çimenlere kakasını yapacakken bir bakmış bir işaret. “Köpekler buraya girmesin, kakasını yapmasın” diyor işaret. Hemen babasına koşmuş. Babacığım ne yapacağım, kakam geldi; ama işaret böyle böyle demiş. Babası tuvalete yapılır demiş ve onu götürmüş. Şlop şlop yapıyor ve rahatlıyor köpekçik.” Normalde masal burada bitiyor; ama bazen kendi şu kısmı ekliyor:  Anneanne köpek ona sürpriz (hediye) alıyor. (Anneannemiz tuvalete yapılan ilk kaka uğruna bize yarış arabası seti almıştı da…)


Maceramızın başı için bu yazıya bakın: 

6 Eylül 2012 Perşembe

Erkek bebeklerin çiş fışkırtmasına pratik çözümler

Ailedeki tüm bebeklerin kız olmasından ötürü hiç erkek bebek bakmamıştım oğlum doğana kadar.
Erkek bebeğin çişini ortalığa, duvara, kendi gözüne veya ağzına, anne/babasının üstüne fışkırtma gibi bir becerisi var. Bunu önlemek için de pipinin üzerine bir şey kapamak lazım altını açarken.
Hatta şöyle bir becerileri daha var. Üstünü kapatıyorsunuz duruyor, çektiğiniz anda vana açılmış gibi devam ediyor, bunu 2-3 tur yapabiliyorlar:)))

Biz çözümü küçük havlularda bulduk.

Babamız pilot olduğu için uçuş esnasında kendisine yemek sonrası verilen VIP el havlularını çöpe atmak yerine eve getirdi ve yıkayıp kullandık.
Bu havlular çok iş gördü ve hala da görmekte. Ne gibi mi?
  • çiş durdurma bezi
  • sırtına ter bezi
  • ağzını silmek için yumuşak bez
  • nezleyken mendil
  • ateşliyken sirkeli veya ılık su bezi
  • yedek bez unutulunca kirlenmiş mevcut bezin üstüne koymak için ped namına
  • sırtına viks sürülmüş öksüren çocuğun sırtına koymak için
Fazlasını da eşe dosta, akrabaya dağıttım.

Siz de başka çözümler üretebilirsiniz. Mesela pazardan metre ile havlu alıp minik kareler olarak kesebilirsiniz. 

Geçen ay www.fikrimuhim.com'un bir kampanyası dahilinde çok şeker bir ürün geldi.
Adı "pipiped". İçi havlu kaplı minik bir pipi şapkası yapmışlar.
Şimdi bunu erkek yeni bebeği olan arkadaşlarıma götüreceğim.
Bir tanesini de kendim için saklayacağım (ikinci çocuk olur ve de erkek olursa diye)
Kampanyaya gelince asıl ürün şu:

Baby&Me Islak Pamuk Mendil

Özelliği saf su ve saf pamuk, paraben de içermiyor.
Diğerlerinden farkı ise: kız ve erkek bebekler için ayrı paket yapmışlar. Paketlerin sağ üst köşesinde kız bebeklerin nasıl temizlenmesi gerektiği (önden arkaya) veya erkeklerin sulama durumuna karşı pipiped nasıl kullanılır şemaları var:)
Hatta indirim kuponları da koymuşlar kutuya. 3lü veya 12li paket alımları için
Kızlar için de altına serme kağıdı koymuşlar












Not: yazımı okumuş bir arkadaşımla görüştüm. 2 haftalık bir erkek bebeği var. O da bu fışkırtma sorununa karşı kullanılmış göğüs pedlerini kullanarak çözüm bulmuş. 50lik ucuz paketlerden kullanıyormuş.

17 Ağustos 2012 Cuma

Topuk Dikeni için ilginç çözüm

Geçenlerde bir arkadaş topuk dikeni için ortopedist sorunca ona babam için uyguladığımız ilginç kürden bahsettim, yaptı mı bilmem...

Şimdi diyeceksiniz ki "ne acayip ailesiniz, hem de ailede Drlar bu kadar çokken; amma çok kocakarı yönteminiz var..."

Ama annem eczacı ve farmakolojik açıdan bakarsak ilaçların bitkilerden yapıldığını; ama doğru dozaj ve hazırlanış yönteminin ehil ellerden olması gerektiğini sıkça belirtir. Kulaktan dolma yöntemlerle körü körüne değil; ama doktora danışarak veya bizzat doktor tarafından önerilen alternatif tıp yöntemlerini de denemekte fayda var.

Seneler önce babamda topuk dikeni çıktığında babam Dağıstanlı bir tıp doktoruna gitmiş. Dr askerde iken ayağında geçemeyen bir mantar varmış ve kendi köyündeki hemşerileri ona bu yöntemi önermişler. Babama "faydası olur mu bilmem ama topuk dikeni için de istersen dene" demiş. Ve babamın topuk dikeni geçti. Babam ve önerdikleri kişiler şifa buldular.

Sabah ayağını kendi idrarını yaptığın leğene sokup bekliyorsun. Babam sanırım 10-15 dk tutmuş. Yaklaşık bir hafta, 10 günde geçmiş.
İdrar ilk çıktığında sterildir. Ama sonra mikrop üremesine elverişlidir. O yüzden aslında iğrenecek bir durum yok. Zaten o sancıdansa her şeyi denemeye razı hastalar.

Denemenin zararı olacak bir durum değil nasılsa... Üstelik de yapması çoooook kolay. Malzeme gerektirmiyor, sarıp dolaşmak gerekmiyor, hem de besbedava:)

11 Temmuz 2012 Çarşamba

Tuvalet eğitimi - annelerin kabusu

Sonunda ben de bu konuda yazmak zorunda hissediyorum kendimi. Anneler sıkıntılarını paylaştıkça az da olsa rahatlıyorlar çünkü.
Ben size şöyle olmalı, böyle olmalı demeyeceğim. Bu bir tavsiye yazısı değil. Kader ortaklarımla paylaşım yazısı. Baştan uyarayım midesi hassas, çocuğu olmayanlar okumasın bol "çiş, kaka" lafı geçecek çünkü:)) İki, üç yaş civarı çocuğu olanlar için "merhaba" kadar doğal kelimeler bunlar.

Evet bizim çocukluğumuzda kağıt bezler olmadığı için ıslak kalıyor ve daha çabuk öğreniyormuşuz tuvalete yapmayı. Evet her çocuk farklı. Evet kızlar daha çabuk öğreniyor. Ama o devirde de bu devirde de bu iş anne için de çocuk için de zor.

Geçen yaz (2 yaşındayken) tuvalete oturttuğumda da yapıyordu ama söylemiyordu ve daha fazla uğraşamadım, belki tembelliğim tuttu, oğlum kreşe de gitmiyor ve bizim tuvalet işi bu yaza kaldı. Kimse askere bezle gitmiyor.

Ali Mert şimdi 3 yaşında. Aynen geçen seneki gibi oturtunca itirazsız yapıyor(du). Şimdi bazen bağırış çığırış gidiyoruz tuvalete. Ağlama krizlerine giriyor. Çünkü yapmak istemeyebiliyor.

Haziran ortasında 10 gün tatile gittik. Gündüz deniz/havuz kenarında bezi daha nadir taktık. Denize ya normal mayolarıyla ya da Rus arkadaşı gibi çıplak girdi. Havuza ise Huggies mayo bez ile. (hatta şu an Ali Mert bu bezin yarışmasında 6 kategoride yarışıyor, oylarınızı esirgemeyin: (https://www.facebook.com/HuggiesTurkiye/app_245408168905399?&app_data=%7Bcid%3A7424%7D)
Havuz öncesi mutlaka şişeye çişi yaptırıldı. Yüzmeyi çok sevdiği için "sonra yüzemezsin, havuz pis olur" diyerek çiş yapmasını sağladık. Erkek çocuklarının tek kolaylığı pet şişe olayı. 2 kez kaka kazamız oldu tabi; ama Allah'tan su içinde değil.


Çevre baskısı başladı tabi çoktan: tanıdık tanımadık herkes "aaa hala bez mi" nidalarına başladı, anneanne tam gaz destek, bana "üşenme, az evde otur öğret" vs. "Anneniz tuvalet eğitimine hazır mı?" diyen Blogcuanne Elif'i alnından öpüyorum: http://blogcuanne.com/2012/06/25/anneniz-tuvalet-egitimine-hazir-mi/

Eve dönünce daha bir ağırlıkla işin üstüne gittik, daha çok külot giydirdik bez yerine. Bloglarda okuyup halıları da kaldırdım kazaya tedbir olarak. Sitenin havuzunda da mayo bez ve mayo kullandık ve hiç kaza yaşamadık.

Ama evde kazanın bini bir para: Şu ara sürekli yer siliyor ve külot yıkıyorum; sanki 70li yıllara geri döndüm. Parka inip kaka yüzünden minik geyşa adımları ile eve döndüğümüz çok oluyor. Hareket ettikçe bağırsaklar daha çok çalışıyor herhalde.
Yere yaptığında ciddi anlamda kızmadık, panik yapmadık, üzülme dedik ama uyardık, hatırlattık.
Ama yine de balık hafıza devreye giriyor ve ya oyuna dalıp kaçıyor, ya da bin kere sormamıza rağmen, tuvalete götürmek isterken akabinde yere yapıveriyor.

Kaka olayı ise ayrı dert çünkü: Oğlumuz çişine de "tata yaptım" diyor. Bazı çocuklar gibi günde 1 kez değil yedikçe yapabiliyor. Bu da sürekli kakalı maceralara sebep oluyor: külota yapılan, çıkarırken kazara yere düşenler vs. Domestos ve sprey temizleyici, kağıt havlu, bez, mikrofiber paspas vs. elimde sürekli temizlik halindeyiz.
Bu arada annem söylemişti ve işe yarıyor: çamaşırdaki meyve, kaka vs gibi lekeleri beyaz kalıp sabun iyi çıkarıyor. Domestos öncesi devrin çözümü.

Dışarıda da ayrı dert: Pek çok yerde (%90) çocuklara uygun boyda tuvalet veya lavabo yok. 
Fethiye/Çalış Malhun Otel bunu düşünmüş:)
Hadi evde tuvalet adaptörün var, lavabo önünde taburen var da dışarıda bunlar kabus sebebi. Çocuk lavaboya yetişmek için yapışıyor pis yerlere. Çocukken annem tarafından mendille kapılar tutulurdu, lavabo muslukları önce sabunlanırdı (o zaman berbattı umumi tuvaletler). Pis diye tuvaletini yapamayan bir anne çocuğunu da bu mikroplu ortama yapıştırmak istemiyor haliyle. Yeme konusunda hijyen takıntım yok; ama tuvaletten iğreniyorum; çünkü insan gibi kullanmıyor millet.
İstanbul Forum'da annenin çocuğu ile birlikte tuvaletini yapabileceği aile tuvaletleri var. Çocuk için de küçük boy. Ben eğer çocuk arabasında uyuyorsa, AVMlerde yeri geldiğinde kapıyı aralık/açık bırakıyor, arabanın tekerlerini içeri alıyorum vs. Çocuğum kaçırılacağına, zarar göreceğine bana ayıp olsun...

Seyyar tuvalet kullanan anneler de gördüm; ama o da yere o kadar yakın ki çocuğun bacakları yerlere yapışıyor. Tuvalete adaptör olarak koysanız milletin çiş sıçratıp silmediği porselene değecek bacakları. E-bebek'te Potette marka da var, Mothercare de. Normal oturma kağıdı almalı olmazsa. Siz ne yapıyorsunuz?

 
Daha önce de dediğim gibi erkek çocuk şişe kullanma açısından kolay; ama yaptırırken sizi ve etrafı sulamaması için bir yandan çocuğa destek olurken, bir yandan da çocuğu tuvalete düşürmemek için (adaptör yoksa) uğraşıyorsunuz. Ahtapot olmak lazım, en azından 3 el iyi olur. Hele de benim gibi bel ve boyun fıtığınız varsa, dizinizde kireçlenme varsa, iki büklüm kalabiliyorsuuz. Ben tabure çekip oturuyorum karşısına.
Ikea (kısasından da var ama boyu yetmiyor) El yıkamak için olan bu tabureler aynı zamanda benim oturmam için
diğer taburemiz
Bir de iğrenmesi var oğlumun: poposuna yapışmış kakadan iğrenip söylemiyor; ama bazen tuvalette pis deyip öğürüyor.
Bir başka korkulu rüya ise: yolda gelirse ne yaparım, hele de benim gibi TEM kullanan bir anne iseniz. Henüz bezsiz yola çıkmadık. Buna rağmen, geçen gün Avcılar trafiğinden kaçmak için E-5ten içeri kaçtığımızda ara sokakta çişi geldi ve bezine yapmak istemedi. Eşim de arabada olduğu için daha kolay oldu. Hemen durduk şişeyi çıkardık ama daha yerleştiremeden benim gözüm, arabanın kapısı dahil sulandık. Haydi ıslak bezler, yedek kıyafetler...
Bu korkumla ilgili bir çözüm de Slingo Mom İrem'in yazısından geldi: Kullan at eldiven, hem de çantada yer kaplamaz. http://www.slingomom.com/anneolmak/anne-demek-cozum-ureten-demektir-hem-de-her-sartta/
Anneler MacGyver (genç nesil bilmez: Silah kullanmayı sevmeyen MacGyver, fizik ve kimya bilgilerini kullanarak çevresinde bulduğu araç gereçlerden silah, bomba vs. yaparak düşmanlarının elinden kurtulacaktır. Sakızdan bomba yapan bir adam yani, http://tr.wikipedia.org/wiki/MacGyvergibi ama babalara göre sokağa yaptırırsın olur biter.

Her tür teşvik de var: ona özel mavi köpüklü sabun, Sünger Boblu tuvalet kağıdı, tuvalet kokusuna basmasına izin, 3 değişik lazımlık, bir tuvalet adaptörü, Şimşek MacQueenli külotlar. Cildi çok hassas, hemen kızarıyor ve acıdı diyor. Tuvalete kadar yarışıyoruz kim önce kapıyı açacak diye. Anneannemiz kaka tuvalete yapılırsa "beni arayıp sürpriz deyin, ben de sürpriz oyuncak alacağım" dedi.


Bu ikna turlarımızın arasında Pepee'nin (ki her bölümünü, mantığını her zaman sevmesem de) kardeşinin çişini söylediği bölüme denk geldik. "Çişler tuvalete, kakalar tuvalete, artık kimse yapmayacak altındaki beze" şarkısı eşliğinde bu bölümü seyrettik ve tuvalete direnirken ikna oldu.

Günde milyon kere "çişin var mı" diye sorduğumu söylememe gerek yok sanırım. İlk başta 15 dk, sonra 45 dk ara ile tuvalete götürdüm zorla; çünkü bizde geldi muhabbeti yok. Yeni yeni "oo oooh" lafının üstüne ya azıcık kaçmış oluyor, ya da iş işten geçmiş oluyor.

Az evvel bu yazıyı yazarken yanıma gelen oğluma rutin "çiş var mı" diye sorunca evet, elbette dedi ve tuvalete gidince kazara kakasını da yapıverdi (bugün 3. tur olunca beklenmedik bir olaydı). Bende bir sevinç ki sormayın, sanki altın buldum. Temizlenip, paklanıp anneanneye ve uçuşa giden babaya müjde verdik; şimdi de anneanneden sürpriz hediyemizi bekliyoruz. Umarım daimi olur.

Geceleri henüz bez bağlıyoruz, bir de araba ile dışarı çıkarken. Daha katedilmesi gereken çok yol var önümüzde. Her tür önerinizi, yorumunuzu, sevincimizi paylaşmanızı;) bekliyorum.

Not: Disney tuvalet adaptörü en çok işe yarayan aparatımız. Lazımlıktan çok onu tercih ediyor. Anneannede bir tane adaptör var ama küçük ve kayıyor. Disney daha büyük ve silikonlu, kayma yapmıyor. Cicili bicili müzikli lazımlıklardan almadım çünkü hepsine acıdı diyor, bu sefer en az 50 tl verdiğim ürün elimde patlayacak ve olur da kaka yaparsa içine müzik sensörü metaller de kaka olacak, kolayca temizlenecek ürünler tercih sebebim. 
Arkadaşımdaki kendinden merdivenli Litaf da güzel, katlanınca lazımlık da oluyor. Biraz pahalı ama pratik. Çocuk kendi kendine nasıl tırmanıp oturacak da ayrı sorun çünkü.

Bir de içi havlulu külotların paçalarından sızıyor ve dışı naylon diye terletiyor, çok da pratik değil.
Tam bu yazıyı yazacakken başka bir blog annesi bunu yazdı: http://ardaninannesi.blogspot.com/2012/07/cisimiz-tuvaletteymis.html?showComment=1342016723290#c6193789245329681091