Mezzokate

Mezzokate

Blogroll

Her Hakkım Saklıdır® Bu blogdaki tüm haklar Melis Tezcan'a (öncekadınsonraanne) aittir, kendisinden izin almadan!!! ve kaynak göstermeden gerek metinsel gerekse görsel dökümanların kopyalanması, kullanılması ve yayınlanması yasaktır. Aksi halde yasal yola başvurulacaktır.
carven etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
carven etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mayıs 2016 Salı

ENA FARMA ile Sağlıklı Yarınlar BLOGGER ETKİNLİĞİ

Sevgili blogger arkadaşım Şafak ile 26 Şubat tarihinde Hidiv Kasrı'nda bir etkinlik düzenledik.
Firma, aile dostlarımız Meryem Özselanik ve Seçkin Özselanik'in kurmuş olduğu Ena farma idi.
Siz, firmayı hele de anneyseniz Cold-mix adlı ürünü ile tanıyor olabilirsiniz.
Meryem'le bir kış tatilinde kaldığımız otel lobisinde tanıştık. İkimizin oğulları da aynı yaşta ve ikimiz de aktif kadınlarız. Bir yandan eşlerimizi beklerken çocuklarımızla ilgileniyor, bir yandan da telefondan işlerimizi idare ediyorduk. Çay alırken yan yana geldik ve bitki çayı ile ilgili bir yorum yaptım. O da doğrusunu anlattı. Ardından kaynaştık ve ailecek dost olduk.
Meğer bitkilerle ilgili muhteşem bilgilere sahip ve bu konuda bir firma açmış bir kadına rastlamışım.
tanıştığımız ve çocukların kaynaştığı an




O günden sonra ne zaman bitki ile ilgili aklıma takılan bir soru olsa ona danıştım. Önceden de şanslıydım; çünkü annem eczacı olduğu için zaten danışacağım bir kimse vardı. 

Halkımız ise çok hassas ve riskli bir konu olan bitki kullanımını masum sanıyor ve bilinçsizce çaylar vs. tüketiyor.
Oysa bitkilerin nasıl, ne şekilde işleme tabi tutulması, nasıl ve kimler tarafından tüketilmesi gerektiği, yan etkileri vs. çok ciddi konular.
Ülkemizde insanların zayıf noktaları kullanılıyor (zayıflama isteği, çocuk isteği vs. ) ve gerek medya, gerek aktarlar yanlış yönlendiriyor ve para için insanların sağlığı ile oynuyorlar.

Etkinlik bu sebeple çok önemliydi. Sadece firmanın ürünleri hakkında değil, fitoterapi ve çaylar hakkında da bilgi sahibi olduk. Bloggerlara bu konuda çok iş düşüyor. Hele de anneler blog okuyarak, yorumlara bakarak çok bilgi sahibi oluyor. Yanlış bilgilerle insanların sağlıkları ile oynamak çok kolay ve istemeden de olsa bu son hızla yayılabiliyor.

Etkinliği planlarken annelerin çoğunlukta olduğu bir grup bloggerı davet ettik ve rahatça dinlemeleri için elimizden geleni yaptık. Bunun için Ena farma yetkililerine sonsuz teşekkürler. Hidiv Kasrı'nda çocuklar için özel bir bölüm yok; ama firma bizim için bir salon daha kiraladı ve orada animatörler eşliğinde çocuklarımız için bir etkinlik daha planladı. Onlar eğlenirken, biz de rahatça anlatılanları dinleyebildik. Pazarlama Müdürü Öney Bey'e tüm emekleri için teşekkürler.









Gelelim Fitoterapiye... Fitoterapi nedir?
Hastalıklardan korunmak ve tedaviyi desteklemek amacı ile tıbbi etkisi bilimsel olarak kanıtlanmış bitkiler, onların etkin maddelerini taşıyan kısımları ve bunlardan hareketle hazırlanarak standardize edilmiş farmasotik formlar (tablet, kapsül, şurup ) ve bitkisel tıbbi ürünler kullanarak yapılan uygulamadır.

Son yıllarda Fitoterapi ve doğal tedavilere bir yönelim ve tercih söz konusudur.
Başlıca nedenleri ise;
•      Kişilerin hastalıklardan korunmak ve kaliteli yaşamak adına bilinçlenmesi ve doğala yönelmesi.
•      Ülkelerin; sağlık harcamalarının artması sebebiyle halkı bu tarz ürünleri kullanmaya teşvik etmesi.
•      Fitoterapötiklerin uygulanan tıbbi tedavinin yan etkilerini azaltarak yaşam kalitesini artırması
•      Birçok etkinin bir arada olması (antiviral, antibakteriyal, dekonjestan)
•      Organizma fizyolojisi ile daha kolay uyum sağlaması
•      Minimum yan etki profilinin olması
•      Organizmada daha uzun süreli kalıcı etkiler oluşturması

Neler öğrendik:




  • Mesela tıbbi papatyanın tüm dünyada sadece Mısırda yetiştiğini öğrendik ve mayıs ayında toplandığı için Mayıs papatyası dendiğini
  • Kafur'un zararlı olduğunu hele de alerjik astımı olanlarda krizleri tetiklediğini. 
  • kafur içeren Vicks gibi ürünlerin ayak altına vs sürülmemesi gerektiğini. Evet öksürüğü kesebilir ama istenilen öksürüğün kesilmesi değil şiddetinin ve sıklık süresinin azaltılması imiş. Yoksa ifrazatı atamıyor vücut
  • bit tokaları ve rozetlerinin kafur içerdiği için aslında yasaklandığını
  • aktarlardan değil, eczanelerden bitki alınması gerektiğini
  • bitin insanın kendi vücudu tarafından üretildiğini, tıpkı suda üreyen bakterilerden sinek oluşumu gibi...pislikten oluşmadığı bilakis temiz saç derisine kancalarını daha kolay atabildiğini. Oksijen ile beslendiği için silikon içeren Bitrin ile havasız kalıp öldüğü ama diğer ilaçların böcek ilacı içerdiğini
  • Dereotunun kalsiyum içerdiği için sütü arttırma etkisi olduğunu
  • Bitki çaylarının demleme usulünün değiştiğini: Yaprak ve kök bitki olarak ikiye ayrıldığını. Yaprak bitki çaylarının denlendiği ama kabuk gibi kök olanların kaynatılmadan etken maddesinin çıkmayışını
  • Ihlamurun sadece çiçek olarak demlenirse boğaza öksürüğe vs iyi geldiğini. Yapraklarının sadece ishali kesmek için kullanıldığını ve birlikte demlenirse boğaz için gereken etkinin yok edildiğini
  • Kuşburbunun esas renginin kırmızı olmadığını, renk vermek için kuşburnu çaylarına hibiskus (bamya çiçeği) eklendiğini
  • Uçucu yağlar içeren bitkilerin demlenirken tepesine kapak konması (en azından bir çay tabağı) ve içmeden önce kapağı sıyırarak kapağa yapışan esas maddesinin tekrar çaya geçmesi gerektiğini 
  • piyasadaki çoğu yağın, esas maddesinden çok başka yağlar katılarak şişelendiği için ucuza satıldığı ve işe yaramadığını
  • Carven ve cold-mix adlı ürünlerin sadece burun açmak ve öksürük için olmadığını, bağışıklık sistemine dokunmadan antibakteriyel ve antivirutik etkisi de olduğunu
Firmanın ürünlerini kurucusu Meryem Özselanik ve ürün Müdürü İlknur Demiray'dan tek tek dinledik, elden ele inceledik, denedik ve sonrasında da bize verilen numuneler sayesinde kullanmaya başladık ve hatta çevremize anlatır, denetir olduk.
Geri bildirimler müthişti.

Meryem'in kendisinin de anne oluşu ve ürünleri çocuklarının ihtiyaçları nedeni ile çıkarışını, hikayeleri ile dinlemek daha samimi ve güven telkin edici bir ortam oluşturdu. 






Firmanın ürünlerini ise size tek tek yazılar halinde anlatacağım
diğer yazılarımda detayları okumaya devam edin:) lütfen








zarif hediyelerimiz


Teşekkürler Enafarma...
katılan blogger arkadaşlarımıza da ayrıca teşekkürler

Fatma Doğan                                 http://sosyalannem.blogspot.com.tr/
Nihan Keçeci                                 http://www.sansbocegi.com/
Filiz Şahin                                 http://makyajkelebegi.blogspot.com.tr/
Şafak Karadeniz                         http://www.safagindunyasi.com/
Şebnem Kayaol                         http://www.alisverismakyaj.com/
Filiz Özant                                 http://www.keyiflikadin.blogspot.com.tr/
Yasemin Özer                                 http://biricitinyeri.blogspot.com.tr/
Esra Hanedan                                 http://kiriksemsiye.blogspot.com.tr/
Filiz Çatalkaya Orhan                     http://filizza.blogspot.com/
Elmas Gelincik                         http://elmasgln.blogspot.com.tr/
Ahu Demirli                                 http://www.ahudemirli.com/
Seyhan Tavaşoğlu                        http://defnenil.blogspot.com.tr/
Çiğdem Kesik                                 http://makyajlikareler.blogspot.com.tr/
Nüket Tuzcuoğlu                         http://atolyenott.blogspot.com.tr/
Kakulenin Bebekleri                 http://www.kakuleninbebekleri.com/
Jale Güney Sun                         http://jaleceanne.blogspot.com.tr/
Esra Eba http://ebadesignshop.blogspot.com.tr/
Noni Akgüngör http://www.nonim.blogspot.com.tr/








29 Eylül 2012 Cumartesi

Öksürük için yöntemler

Öksüren birini duymak, hele de çocuğunuzun köhür köhür öksürmesini dinlemek insanın içini parçalayan bir sestir.

(kardeşim 3 kez zatürre olduğu için yöntem bol)

Bizim yöntemlerimiz şunlar:
BİRİNCİSİ
Favorimiz elma çayı:

Bir elmayı bütün olarak (soymadan, çekirdeği ve sapıyla) dörde bölün kaynatın. Soğuyunca süzüp suyunu için/içirin. Ben kalan kaynamış elmaları da elma püresi olarak yedirdim.
7 aylık bebekte bile hemen işe yaradı ve zararsız.

Hatta isterseniz içine bal vs koyabilirsiniz. (bebekler ve polen alerjisi olanlar hariç)


içine bal, pekmez ve saf salep de kattım
elmaların çekirdeklerini ve saplarını attım içlerini kabuklarından sıyırdım ezdim içine bal pekmez ve bir fiske zencefil koydum
bazen de muhallebiye katıyorum

Elma çayını geliştirip Bomba çayı yaptık bu yazımda bulabilirsiniz 
http://oncekadinsonraanne.blogspot.com/2012/11/bagsklk-sistemi-icin-onerebilecegim.html


İKİNCİSİ:
Bal ile zencefili bir kaşığa koyup yemek. Bu çocuktan çok büyükler için çünkü toz zencefil çocuklar için yemesi zor boğazına yapışabilir. Ama yiyorsa ne ala.

ÜÇÜNCÜSÜ:Bal ile karabiberi karıştırıp çocuğun sırtına sürün ve üstünü bir bezle örtün, uyusun. Sabaha vücut emiyor balı yapış yapış olmuyor, sadece biber tozları kalıyor. Hem de yedirmekle uğraşılacak bir şey değil.

Benzerini tentürdiyotla yapanlar da varmış ama ne kadar masum bilemem...

DÖRDÜNCÜSÜ:

Carven şurup:
Ayrıca:
  • Carven ve cold-mix adlı ürünlerin sadece burun açmak ve öksürük için olmadığını, bağışıklık sistemine dokunmadan antibakteriyel ve antivirutik etkisi de olduğunu anlatmıştı firma sahibi Meryem Özselanik
    • -Antibakteriyal ve anti-viral etki göstererek bronşit, boğmaca ve üst solunum yolu enfeksiyonların da,
    • - Kuru ve balgamlı öksürükte,
    • - Reflüye bağlı ses kısıklığı ve boğaz tahrişlerinde,
    Aradığınız güçlü desteği sağlar…
    İçeriğindeki Farmakope kalitesinde standardize Kekik ekstresi (Thymus vulgaris L) ve Meyan kökü ekstresi (Glycyrrhiza glabra) sayesinde;
    4 Mevsim Öksürükte Aradığınız Çözüm
  • ’4 Mevsim Öksürükte Aradığınız  Çözüm’ 
BEŞİNCİSİ:
Kara turp alıp içini oyuyoruz; içine bal dolduruyoruz. Bir süre sonra bal su gibi akışkan hale geliyor. Önceleri kaşıkla içiyorduk ama şimdi hindistan cevizi gibi pipetle içiyoruz oğlum bu şekilde çok sevdi
Bir süre sonra turp büzüşmeye başlıyor
Aynısını soğanla yapanlar da varmış


ALTINCISI:
Blogger arkadaşım Devletşah'ın yazısıını mutlaka okuyun. Hele de polen alerjisi olan çocuğunuz varsa bal ile ilgili uyarı kısmını mutlaka okumalısınız.

YEDİNCİSİ:
ESKİDEN!!!!! Vicks sürerdik.

DOKTORUNUZA DANIŞMADAN UYGULAMA YAPMAYIN...

UYARAYIM!!!! BU YAZIMI 2016 YILINDA GÜNCELLEDİM VE VİCKS HERKESE OLMUYOR!!! ALT KISMA BAKIP OKUMADAN UYGULAMAYIN...

ESKİDEN DEMİŞTİM Kİ...
Geçenlerde  okuduğum bir haberi bugün annem bana yollayınca sizinle de hem o yöntemi hem de ailemizin yöntemlerini paylaşayım dedim:

"Ayak tabanlarımızın yağı emen özel bir yapısı vardır.
Bu nedenle eğer tabanınıza örneğin sarmısak sürerseniz
yaklaşık 20 dakika sonra tadını ağzınızda alırsınız.
Bunu bulan bilim adamları nedenini bilmiyor henüz ama
bu etki bize bir tedavi olarak geri dönüyor.
Özellikle çocuklarda (ve tabi büyüklerde) gece uyutmayan şiddetli öksürük durumunda
ayak tabanınıza güzelce Vicks merhem sürün ve kalın bir çorap giyin.
Beş dakika içinde öksürüğün kendiliğinden geçtiğini göreceksiniz.
Her zaman %100 çalışır ve çocuklara ağır öksürük ilaçları vermekten daha etkilidir.”

Bizim ailede Vicks zaten kullanılır çünkü babam küçükken sırtımıza sürerdi.
Ben de geçen sene oğlanın sırtına ve göğsüne sürmüştüm. Ama daha sonra dahiliyeci akrabamıza danıştığımda tek tarafa sürmemin daha doğru olacağını söyledi; ben de ya sırtına ya da göğsüne sürer oldum. Eğer göğsüne sürersem burnuna da koku daha çok yayılıyor nefesini açar gibi düşündüm.

Bundan böyle ayak tabanına süreceğim çünkü:
Bugün Facebookta paylaşır paylaşmaz arkadaşım yeni denediğini ve çok iyi sonuç aldığını söyledi. Google'da bu yöntemden memnun kalan pek çok insan ile ilgili girdi var. DEMİŞTİM 

AMA VİCKS İÇİNDE KAFUR OLDUĞU İÇİN HERKESE UYGUN DEĞİL ZARAR VERME İHTİMALİ VAR. ÖZELLİKLE ALERJİK ASTIMI VE ASTIMI OLANLARDA ÖKSÜRÜK KRİZLERİNİ TETİKLİYORMUŞ.

ZATEN BEBEKLERE ASLA!!! UYGUN BİR ÜRÜN DEĞİL


Not: Zararlı yöntemler değil; ama yine de doktorunuza danışın, ne de olsa konu sağlık.

Bizden bu kadar; başka yöntem bilen varsa beri gelsin.