Mezzokate

Mezzokate

Blogroll

Her Hakkım Saklıdır® Bu blogdaki tüm haklar Melis Tezcan'a (öncekadınsonraanne) aittir, kendisinden izin almadan!!! ve kaynak göstermeden gerek metinsel gerekse görsel dökümanların kopyalanması, kullanılması ve yayınlanması yasaktır. Aksi halde yasal yola başvurulacaktır.
Şükür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şükür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Temmuz 2015 Pazar

Alçı ve Şükür

Bugün geçen seneden kalma şükür yazımı yayınlamıştım ama dün bir şey oldu ve yeniden şükretme ve bunu hatırlatma ihtiyacı duydum. Konser sonrası topuklu ayakkabı ile çimlerde yürümeye kalkınca engebelere takıldım, düşmeyeyim diye debelenirken 3-4 kez bileğimi burktum ve arkadaşım Berna Özbilen​ kolumdan yakalayınca durabildim. Sonrasında hemen sürdüğüm Arnica krem (http://oncekadinsonraanne.blogspot.com/2012/06/muhtesem-krem-her-annenin-1-numaral.html) ile morarma olmadı ve şişmeyi olabildiğince önledim ama basamaz oldum.
Hastaneye gittik ve çatlak olmuş, alçıya alındı 3-4 hafta için
Ama buna da şükür neden: çünkü kırık değil, dr ameliyatlık olmamış dedi, sol ayağım olduğu için ileride çok acil durumda otomatik araba kullanabilirim, konser öncesi olsa şarkı söyleyemezdim 2 buçuk saat. Ayrıca öyle böyle kolum, bacağım var (şükür yazımdaki Nick ne yapsın: (http://oncekadinsonraanne.blogspot.com/2012/10/bana-sukretmeyi-hatrlatp-icimi.html) ve bu geçici bir durum. Her işte bir hayır vardır; başka bir felaketten korunmak için buna razıyım. Yoksa zaten bel ve boyun fıtığım var, dizlerim menisküs vs sorunlu diye zıplamak da olmuyor. Koltuk değnekleri ile gezmek bile zor; çünkü el bileklerimde kolumda sinir sıkışması var limon bile zor sıkıyorum. Ama ya daimi bir sorunum olsaydı, ya hiç bacağım olmasaydı. Olumlu bakmak Polyannacılık gibi görünse de hayatı kolaylaştırıyor. Oğlumla ojelerle boyadık ve sim sürdük pek de eğlenceli oldu.


3 Temmuz 2015 Cuma

Kaş, Kirpik... Farkındalık ve şükür

Geçen sene yazdığım şükür yazılarını paylaşmaya karar verdim...

Bugünün şükür farkindalik yazimiz kas ve kirpiklerle ilgili. Biliyorsunuz ben kirpik takintiliyim kendi kirpiklerim yeterince uzun kivrik ama uclari sari diye boyamadan pek gorunmuyor. O yuzden rimelsiz pek cikmam. Ozel günlerde takma kirpik bile takarim. Ameliyata bile 10 gunluk kirpikle girmistim moralim iyi olsun kendimi hasta gormeyeyim diye.  Kaslar da aslinda cok onemli ifade açısından. Kaslariniz yoksa veya acik renkse ifadeniz zayif kaliyor mimikler bakışlar vs. Sarisin ve az diye kaslarim kontur yaptirmistim 5 sene evvel rötuş zamani geldi de geçti.  Sagolsun bu isin ustadi hele de sarisinlar icin kullu renkte usta arkadasim (ki artik unlulerin kaslarini yapiyor) Berrin Çetiner yenileyecek. Bu konuda esmerler cok sansli ama farkinda degiller. Ama herseyi koy kenara kasin kirpigin yoksa gözün savunmasiz kalir. Toz bocek ter hepsi icin koruma görevi ustleniyorlar. Ama biz onyargiliyiz hep disgorunume odaklaniyoruz. Dun geceki danscilardan biri kassiz kirpiksiz sacsiz bir adamdi. Diger yakisikli havali danscilardan hicbir eksigi yoktu ne yetenek ne karizma açısından ama kac kisi ona odaklandi tartisilir. Bence biraz uzuvlarin islevlerine odaklansak ve insanlari disgorunumleri ile yargılamayi biraksak ne iyi olur. Guzelligi takdir etmek guzel ama FARKLI olani KUSURLU görmek cokkk yanlis.

30 Haziran 2015 Salı

Delikanlim 6 yasinda

6 sene once bu saatlerde Allah hu diye nefes alip vererek Ali Mert beyin cikmasini bekliyordum. 21 saat sancinin sonunda sabah 4 çeyrekte tesrif ettiler kendileri. Babasiyla beraber gorduk onu. Kirmizi guzel bir dudak gördüm ilk izlenim olarak. Allah daha guzel anlarını paylasmayi nasip etsin ailecek.

Gecen sene bugun demisim ki...
Bugunun farkindalik şükür yazisi kadin olmak uzerine...
Kadin oldugum icin doğum,  regl, düşük gibi sancilara dayanacak kadar güçlü yaratildigim icin sukrediyorum.  Bir cocugu tasiyip dogurabildigim icin... erkekler grip oldugunda yataklara dusup nazlanirken biz kadinlar dokuldugumuz durumlarda bile ayakta kalip cocuk bakabildigimiz icin... hayata daha renkli bakabildigim icin... suslenebildigim icin... aklim kadar merhamet duygum ve duygularim da yogun oldugu icin... iyi ki kadinim tum zorluklarina ragmen. Bugun oglumun dogumgunu. Allah isteyen herkese hayirlisi ile nasip etsin. Kadin olmak cok farkli bir sey yasamadan bilemez hicbir erkek. Dogursa da dogurmasa da  o anac ruh var yuzde 99umuzda. Abla teyze vs ama o koruma annelik yapma icgudumuz gelişmiş.  Ne mutlu bize.


26 Ekim 2012 Cuma

Bana şükretmeyi hatırlatıp; içimi ferahlatanlar

Ne zaman içim daralsa, depresif hissetsem veya hiçbir şey yapacak gücü bulamasam aklıma bu kişiler geliyor. Bazen buna rağmen geçmiyor ruh halim; ama hafifliyor. Çünkü ne kadar şımarıklık yaptığımı hatırlamış oluyorum. Beni ağlatan bu insanları sizinle de paylaşmak istiyorum. Bu insanlara hayranlığım zor zamanlarında umutlarını, inançlarını yitirmemelerinden kaynaklanıyor. İyi şartlarda konuşmak kolay, zora gelince belaya da razı olmak mühim asıl. Belki sizin de işinize yarar:
  1. Kolları olmayan anne videosu: Barb Guerra. 2 yaşındayken kollarını kaybeden bu annenin çocuğuna nasıl baktığını, alışveriş yaptığını görünce kendinizi sorgulayacaksınız. Şu an 2 oğlu var. http://www.youtube.com/watch?v=dyEW6bWNL1M Bunlar da sporla ilgili sayfaları: http://www.fitnessunarmed.com/ ve http://www.hardfitness.com/emagazine/issue21/barbie.html (Youtube açamayanlar için http://www.dailymotion.com/video/xghuuv_barbara-guerra-amazing-woman-with-no-arms_people)
  2. Kolları ve bacakları olmayan harika bir adam:  Nick Vujicic. Tam bir gönül insanı. Motive edici konuşmaları ile gençlere öğütler veriyor. Belki daha önce seyretmişsinizdir ama benim verdiğim link full versiyon. Lütfen 45 dk. ayırıp tamamını izleyin. Diziler için saatlerce TV karşısında oturuyoruz, 45 dk nedir ki? Bir başka sekmede açık bırakın ara sıra gidip gelip seyredin ama tamamını seyredin. Size çok şey katacak. Espritüel, sıcacık ve güçlü bu adama sarılmak isteyeceksiniz.  http://www.youtube.com/watch?v=q2tqKCoS2-w (youtube açamayanlar için http://www.izlesene.com/video/mutluyum-yasamayi-seviyorum-nick-vujicic/918494)
  3. Gamze Anne: ilik nakli yapılan ama hala hastanede oğluna kavuşmak için bekleyen bir anne. Üstelik oğlu onu bir kursta sanıyor. Dualarımız onunla. http://atakan310309.wordpress.com/  Not: 21 Kasım 2012'de oğluna kavuştu sonunda:)))) hem de kendisi için özel olarak tasarlanan yeni foligraft saçları ile DEMİŞTİM AMA GAMZE ANNE 5 MART'TA BİZLERE VE SEVGİLİ OĞLUNA VEDA ETTİ
  4. Çocuklarını tek başına büyüten, dimdik ayakta, hayat dolu, bakımlı güzel gönüllü, güzel yüzlü birkaç arkadaşım. Adları bende saklı;) Onlara bir kez daha şapka çıkarıyorum. Allah yardımcıları olsun.
  5. Deli Anne:  http://deli-anne.com/ Bu sene ki en büyük kazanımlarından biri. Deli değil; akıllı mı akıllı koca yürekli bir kadın. Ailemden gelen tasavvuf öğretisinde öğrendiklerimi yazılarında bulduğum, sanal da olsa dost olduğumuz bir anne. Yazılarındaki gizli anlamları anladıkça birbirlerimizin gönüllerine ışık tutuyoruz. Herkese tavsiye ederim. Okuyun içiniz açılsın. Çektiği müthiş resimlerle de gözleriniz bayram ediyor. Küçük şeylerden mutlu olmayı biliyor ve oğullarına öğretiyor. Başına gelen sıkıntılara rıza göstermeyi, mutluluklar için şükretmeyi iyi biliyor ve örnek oluyor. Bizden biri olduğu için de örnek almak daha pratik geliyor.
  6. Arthur Boorman: Körfez savaşından dönen bu gazi paraşütçüye asla tek başına yürüyemezsin denmiş. Görün bakın azim inanç neler yaptırıyor. Bunu benimle paylaşan Nur ablama tşkrler. http://www.youtube.com/watch?v=qX9FSZJu448 (youtube açamayanlar için https://vimeo.com/41271653)
Küçük şeylerde bulunan mutlulukları 3 kişide çok net gördüm:
  1. Deli Anne: Küçük bir yapraktan, bir meyve dalından, örümcek ağından; hatta bir çamaşır askısından keyif alabilen ve bunu yazılarıyla, nefis fotoğraflarıyla tüm dünya ile paylaşan güzel insan. 
  2. Annemin arkadaşı can dostumuz merhum Züliş. Gerçek adı Züleyha Büyükarda. Yüksek ressam. Cüce oluşunu kendine mutluluk kaynağı yapmış yüceeee bir gönül. Bakımlı mı bakımlı süslü mü süslü bir kadın. Nur içinde yatsın. 
    Nur içinde yat Zülişim. Güzel insan, bakımlı kadın görmek isteyen ona bakmalıydı. Onun yaş gününde eşimle tanıştım. Manevi desteğimiz, meleğimizdi. Annemin candostu... haksızlığa mı uğradın; kalk oyna şıkıdama şıkıdam; çünkü Allah mükafatını verir derdi. Havuza götürüldüğü gün suları öpe öpe şükrederek yüzdüm demişti. Her anısı esprili ve ders niteliğindeydi. Seni çok özledim be Züliş.... 
  3. Nazlı Eray. 88'den beri hayranı olduğum "kadın gibi kadın", feminen, akıllı, işveli, yaratıcı mı yaratıcı bir yazar. Geçirdiği bağırsak düğümlenmesinden sonra ölümden dönen, haftalarca bir kaşık suya hasret olan. Hastane koridorunda yürüyüşünü Broadway'e benzeten, şükreden, hayatın her anından zevk alan, türlü dertleri kendine cehennem yapmayan, bağırsaklarından çıkan dışkıları içeren kolostomi torbası beline bağlı vaziyette çay servisi yapıp, misafir bile ağırlayan olağanüstü bir kadın. Fantastik (gerçeküstü) hikaye ve romanların kraliçesi benim için. http://www.nazlieray.net/
İyi ki varsınız:) Sizi seviyorum.