Benimle beraber rejim yapanlar var.
Hatta geçen yazımda (http://oncekadinsonraanne.blogspot.com/2012/10/dukan-maceram-ikinci-round-zayflamaya.html) demiştim ki: "Beni örnek alan, benimle rejim yapanlar oldukça ben de kaçamak yapamıyorum, kötü örnek olmayayım diye. Bazen yakın arkadaşlarımı arayıp ya da mesajlaşıp nasıl gidiyor diye sorup vicdanının sesi olmaya çalışıyorum. Çünkü anca beraber kanca beraber… Hatta annesi, eşi vs. kitabı alıp da yap diye yalvarmasına rağmen yapmayan kimselerin, yazımı okuduktan sonra, güç alıp "ben neden başaramayayım" diyerek, kendilerini o kısırdöngüden çıkarıp rejime niyet etmelerine vesile olmak benim en büyük mutluluğum. "
İşte bu kişilerden bana harika haberler geliyor. Ortalama 6-7 kg gitti çoğundan. Ne mutlu bize. Biz bu işi başarıyoruz:)
Rejime başlayacak yeni bir grubumuz daha oldu. Bir kısmı bayramın bitmesini bekliyor. Bir kısmı çok azimli çıktı, başladı ve yol aldı bile.
Her gün olmasa bile sık sık yokluyorum onları; bazıları kendiliğinden mesaj atıp ne yaptığını, ne yediğini söylüyor, aklına takılanları soruyor. Ben de kendi deneyimime ve mantığıma göre cevaplar vererek yardımcı olmaya çalışıyorum. (Gerekirse doktora danış diyerek) En azından gaz vererek motive etmeye çalışıyorum. Geçen yazıda bahsettiğim "Beck Diyet Çözümü"nde bu tür aferinlere ihtiyacımız olduğundan, önce kısa hedefler koyup onlara ulaştıkça da kendimizle gurur duymamız gerektiğinden bahis vardı. Ben de morali bozulana, yavaş kg verdiğini düşünene başardığı kısmı göstererek kendi ile gurur duymasını sağlamaya çalışıyorum.
Biz birbirimize destek oluyoruz. Örneğin; evvelki gece rüyamda tabaktaki pilav ve püreyi de yiyordum ve bir yandan da kendime " ne yapıyorsun, seni örnek alanlara ne diycen" diyordum. Sonra bakıyorum azıcık pilav bulaşmış; ama tamamını yememişim diye seviniyorum; fakat sonra dayanamayıp püreyi yiyordum. Sanırım 9 aydır 3 kere bu tür rüya gördüm. Birinde de sucuk vs yiyordum sonra sabah oh be yememişim rüyaymış diye uyanmıştım. Dün de buzdolabındaki haşlanmış sosislere ve böreklere zihnim gitti ama elim gitmedi:) Hemen beni takip edenler geliyor aklıma. Sizinle rejim yapmak bana çok yarıyor. İyi ki varsınız.
Bana sık sık şu sorular soruluyor: Ne yiyon ne içiyon, menü, öğün planlıyor musun? Tarifler?
Bu yazıda bunlara değinmeye çalışacağım:
Ben hiç öğün, menü vs planlamadım. Benim bu kitaptan anladığım "İSTEDİĞİN ZAMAN, İSTEDİĞİN KADAR YE". Bu yüzden yasak olmayanlardan istediğim kadar yedim. Bazen 1 kg kıyma, bazen 4 kişilik koca bir çanak salata. Gece oturan annelerden olduğum için sabaha karşı bile yedim içtim.
Kitaptaki menüler örnek olsun diye; yoksa adam hiç diyet listesi vermiyor.
Kendimi aç bırakmıyorum ve herkese de "gözünüz de doysun, aklınız da, mideniz de" diyorum. Öğün, saat vs beklemeyin, yiyin ki stres olmayın.
Bir başka soru da şu: Kitapta, seyir evresinde "her öğün sebze tüketmeyin" veya sebzeyi daha az tüketin gibi şeyler yazdığını ben de hatırlıyorum (kitabı tekrar okuyacağım yakında...) ama ben böyle yapmadım ve hala da yapmıyorum yine de zayıfladım. Kendinizi kasmaya gerek yok. Belki öyle daha hızlı zayıflanır; ama uzun ömürlü olsun daha iyi. Mesela AVMde iken salata kurtarıcı, gerekirse her öğün yerim.
Zaten diğer rejimler gibi sokakta sebze araman şart değil, al bir ızgara et (mesela tavuk şiş vs, yanındaki zerzevatı koydurma, yerine yoğurt koydur). Protein+sebze günündeysen dev bir salata ama mısır ve yağ olmadan... Uygulaması kolay yani...
Hatta ben şu ikinci turumda her gün sebze+protein yiyorum. Saf protein nadiren yapıyorum. Hızlı olmasa da zayıflamaya devam maşallah.
İtiraf ediyorum: Hala yürümüyorum; ama 1 Ekim'de sitemizdeki spora başladım (aerobik/step/pilates). Yine itiraf ediyorum hala adam gibi su içmiyorum ki bu çok sakıncalı: hem üre yükselmesin diye, hem böbreğinde bir zamanlar taş çıkmış ama acı elma yağı kürü (http://oncekadinsonraanne.blogspot.com/search/label/b%C3%B6brek%20ta%C5%9F%C4%B1) ile yok olmuş biri olarak ve ödemi bolllll biri olarak;)))
Bu arada annem bir belgesel seyretmiş. Öğünle beraber kalsiyum alınca daha hızlı zayıflanıyormuş. Yoğurda bayılırım zaten:)) Tevekkeli yoğurtsuz yemek yemeyen 3 yaşındaki oğlum ailenin en fit adamı.
Bir de o belgesel de iki tabur asker üzerinde yapılan deneyde çorba/püre kıvamına getirilen yemek daha uzun süre tok tutuyormuş.
Bence haşlanmış tavuk ve yumurta en uzun süre tok tutan şeyler bizim rejimde.
Bu arada tavuğun ben göğüs etini severim; ama adam orasını burasını ye demiyor, her tarafı serbest: but, kanat, kalça. Balık için de hepsi serbest; yağlı balık bile olsa diyor. Yani kendisi yağlı cins, yağ sürülmüş veya kızartılmış değil:)))
Tatlı krizine girenler için: tarifler yazımda tekrar paylaşacağım kakaolu kek ve Dukan nutellası kriz için birebir. Bir de süt içmek işe yarıyor. Bir süre sonra sütün içindeki şekeri algılamaya başlıyorsunuz. O da olmazsa diet cola veya şekersiz sakız. O tatlandırıcı insanı kandırıyor.
Bu gece bir arkadaşım dedi ki "zero cola içince zayıflamam yavaşlıyor adeta". Hatta bazı forumlarda da benzer şeyler okumuş. Dikkat edeyim bakalım.
Şu an 26,8 kg oldu. Yolumuz uzun, ha gayret, dağ başını Dukan almışşşş yürüyelim arkadaşlar...
İşte fotolar:

Hatta geçen yazımda (http://oncekadinsonraanne.blogspot.com/2012/10/dukan-maceram-ikinci-round-zayflamaya.html) demiştim ki: "Beni örnek alan, benimle rejim yapanlar oldukça ben de kaçamak yapamıyorum, kötü örnek olmayayım diye. Bazen yakın arkadaşlarımı arayıp ya da mesajlaşıp nasıl gidiyor diye sorup vicdanının sesi olmaya çalışıyorum. Çünkü anca beraber kanca beraber… Hatta annesi, eşi vs. kitabı alıp da yap diye yalvarmasına rağmen yapmayan kimselerin, yazımı okuduktan sonra, güç alıp "ben neden başaramayayım" diyerek, kendilerini o kısırdöngüden çıkarıp rejime niyet etmelerine vesile olmak benim en büyük mutluluğum. "
İşte bu kişilerden bana harika haberler geliyor. Ortalama 6-7 kg gitti çoğundan. Ne mutlu bize. Biz bu işi başarıyoruz:)
Rejime başlayacak yeni bir grubumuz daha oldu. Bir kısmı bayramın bitmesini bekliyor. Bir kısmı çok azimli çıktı, başladı ve yol aldı bile.
Her gün olmasa bile sık sık yokluyorum onları; bazıları kendiliğinden mesaj atıp ne yaptığını, ne yediğini söylüyor, aklına takılanları soruyor. Ben de kendi deneyimime ve mantığıma göre cevaplar vererek yardımcı olmaya çalışıyorum. (Gerekirse doktora danış diyerek) En azından gaz vererek motive etmeye çalışıyorum. Geçen yazıda bahsettiğim "Beck Diyet Çözümü"nde bu tür aferinlere ihtiyacımız olduğundan, önce kısa hedefler koyup onlara ulaştıkça da kendimizle gurur duymamız gerektiğinden bahis vardı. Ben de morali bozulana, yavaş kg verdiğini düşünene başardığı kısmı göstererek kendi ile gurur duymasını sağlamaya çalışıyorum.
Biz birbirimize destek oluyoruz. Örneğin; evvelki gece rüyamda tabaktaki pilav ve püreyi de yiyordum ve bir yandan da kendime " ne yapıyorsun, seni örnek alanlara ne diycen" diyordum. Sonra bakıyorum azıcık pilav bulaşmış; ama tamamını yememişim diye seviniyorum; fakat sonra dayanamayıp püreyi yiyordum. Sanırım 9 aydır 3 kere bu tür rüya gördüm. Birinde de sucuk vs yiyordum sonra sabah oh be yememişim rüyaymış diye uyanmıştım. Dün de buzdolabındaki haşlanmış sosislere ve böreklere zihnim gitti ama elim gitmedi:) Hemen beni takip edenler geliyor aklıma. Sizinle rejim yapmak bana çok yarıyor. İyi ki varsınız.
Bana sık sık şu sorular soruluyor: Ne yiyon ne içiyon, menü, öğün planlıyor musun? Tarifler?
Bu yazıda bunlara değinmeye çalışacağım:
Ben hiç öğün, menü vs planlamadım. Benim bu kitaptan anladığım "İSTEDİĞİN ZAMAN, İSTEDİĞİN KADAR YE". Bu yüzden yasak olmayanlardan istediğim kadar yedim. Bazen 1 kg kıyma, bazen 4 kişilik koca bir çanak salata. Gece oturan annelerden olduğum için sabaha karşı bile yedim içtim.
Kitaptaki menüler örnek olsun diye; yoksa adam hiç diyet listesi vermiyor.
Kendimi aç bırakmıyorum ve herkese de "gözünüz de doysun, aklınız da, mideniz de" diyorum. Öğün, saat vs beklemeyin, yiyin ki stres olmayın.
Bir başka soru da şu: Kitapta, seyir evresinde "her öğün sebze tüketmeyin" veya sebzeyi daha az tüketin gibi şeyler yazdığını ben de hatırlıyorum (kitabı tekrar okuyacağım yakında...) ama ben böyle yapmadım ve hala da yapmıyorum yine de zayıfladım. Kendinizi kasmaya gerek yok. Belki öyle daha hızlı zayıflanır; ama uzun ömürlü olsun daha iyi. Mesela AVMde iken salata kurtarıcı, gerekirse her öğün yerim.
Zaten diğer rejimler gibi sokakta sebze araman şart değil, al bir ızgara et (mesela tavuk şiş vs, yanındaki zerzevatı koydurma, yerine yoğurt koydur). Protein+sebze günündeysen dev bir salata ama mısır ve yağ olmadan... Uygulaması kolay yani...
Hatta ben şu ikinci turumda her gün sebze+protein yiyorum. Saf protein nadiren yapıyorum. Hızlı olmasa da zayıflamaya devam maşallah.
İtiraf ediyorum: Hala yürümüyorum; ama 1 Ekim'de sitemizdeki spora başladım (aerobik/step/pilates). Yine itiraf ediyorum hala adam gibi su içmiyorum ki bu çok sakıncalı: hem üre yükselmesin diye, hem böbreğinde bir zamanlar taş çıkmış ama acı elma yağı kürü (http://oncekadinsonraanne.blogspot.com/search/label/b%C3%B6brek%20ta%C5%9F%C4%B1) ile yok olmuş biri olarak ve ödemi bolllll biri olarak;)))
Bu arada annem bir belgesel seyretmiş. Öğünle beraber kalsiyum alınca daha hızlı zayıflanıyormuş. Yoğurda bayılırım zaten:)) Tevekkeli yoğurtsuz yemek yemeyen 3 yaşındaki oğlum ailenin en fit adamı.
Bir de o belgesel de iki tabur asker üzerinde yapılan deneyde çorba/püre kıvamına getirilen yemek daha uzun süre tok tutuyormuş.
Bence haşlanmış tavuk ve yumurta en uzun süre tok tutan şeyler bizim rejimde.
Bu arada tavuğun ben göğüs etini severim; ama adam orasını burasını ye demiyor, her tarafı serbest: but, kanat, kalça. Balık için de hepsi serbest; yağlı balık bile olsa diyor. Yani kendisi yağlı cins, yağ sürülmüş veya kızartılmış değil:)))
Tatlı krizine girenler için: tarifler yazımda tekrar paylaşacağım kakaolu kek ve Dukan nutellası kriz için birebir. Bir de süt içmek işe yarıyor. Bir süre sonra sütün içindeki şekeri algılamaya başlıyorsunuz. O da olmazsa diet cola veya şekersiz sakız. O tatlandırıcı insanı kandırıyor.
Bu gece bir arkadaşım dedi ki "zero cola içince zayıflamam yavaşlıyor adeta". Hatta bazı forumlarda da benzer şeyler okumuş. Dikkat edeyim bakalım.
Şu an 26,8 kg oldu. Yolumuz uzun, ha gayret, dağ başını Dukan almışşşş yürüyelim arkadaşlar...
İşte fotolar:
![]() |
| ana oğul pilates |
![]() |
| Bacak bacak üstüne atabilmek ve çorap bulabilmek büyük mutluluk:))) |
![]() |
| spor sonrası |
![]() |
| Kare yaka atletlerime kavuştum |










