BU NEDENSE SON SÜRAT DÖNÜYOR YAVAŞ VE MÜZİKLİ HALİ İÇİN FACEBOOK SAYFAMA BEKLERİM
https://www.facebook.com/photo.php?v=10151731131698461&set=vb.163242537143279&type=2&theater
Kadının, kadınlığını unutmadan, çocuğuyla mutlu ve kolay bir hayat yaşayabilmesi için önerilerin paylaşılacağı bir sayfa...
şişman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şişman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Ekim 2013 Perşembe
8 Ekim 2012 Pazartesi
Dukan maceram ikinci round, zayıflamaya devam, artık SADECE ŞİŞMANIM
Bir süre sapıtıp homini gırtlak yedikten sonra tekrar
yola girdim. 22 Ağustos (harika bir bayram yemeğinden sonra) tekrar başladım.
Bu sefer eskisi kadar hızlı gitmiyor. Tekrar 10 gün atak yapmama rağmen…
Ama bir aydan kısa bir sürede 3,5 kg verdim. Hatta 22
Ağustostan bu yana 4,5 kg ile şu an 24 kg oldu bile.
Artık 42 beden pantolon giyebilir hale geldim. Artık vücut kitle endeksi
bana ikinci derece obez demiyor; sadece şişman diyor. Normal de olacağım inşallah.
Evlendikten sonra 45 kg aldığım için daha yolum uzun; ama
pes etmek yok.
| Bu resme blogcu bir anne arkadaşımın sayfasında rastladım (http://yerdenuzak.blogspot.com/2012/09/yeni-bir-baslangc-daha.html) benim duygularımı tarif ediyor diye atladım hemen. O da www.polyvore.com'da bulmuş bu resmi. |
Bir türlü yeni yazı yazamıyordum. Bu gece bir dostumun
bana yolladığı bir video harekete geçirdi beni: http://www.youtube.com/watch?v=gegVePV7AWc&feature=share
Hatta öyle etkilendim ki Facebook’ta şunu yazmadan edemedim: “Bunu benimle paylaşan kardeşim Andre'ye sonsuz
teşekkürler. Gece gece ağlattı beni. Şişman olduğun için acı çekip,
aşağılanmayı da farklı bir sese sahip olduğun için hayran kalınıp takdir
edilmeyi de gayet iyi biliyorum, her iki duyguyu da yaşadım. Zayıfken bile sırf hazırlıksız, doğaçlama girdiğim
konservatuar sınavında önce dalga geçilip ciddiye alınmayıp şarkı söylemeye
başlayınca insanların bakışının nasıl değiştiğini bizzat yaşadım. Kilolu
olduğu için dalga geçilen pek çok arkadaşımın şarkı söylemeye başladığı anda
nasıl etrafındakileri hayran bıraktığını, ayakta alkışlandığını da gördüm. Lütfen
insanlara önyargı ile yaklaşıp sadece fiziksel görünümüne göre davranıp onları
kırmadan önce tekrar düşünün. Onları kırarak içlerindeki cevheri köreltiyorsunuz. Herkesin!!! olağanüstü olan
bir yanı vardır; lütfen ağzınızı açmadan, gözlerinizi devirmeden, kikirdeşmeden
önce bir kez daha düşünün.”
Susan Boyle'un bu videosunu da (http://www.youtube.com/watch?v=g0I7M_I1Fp0&feature=related) seyredin ve bir kez daha düşünün kimlere önyargı ile yaklaşıyorum diye. Yine beni hüngür hüngür ağlattı.
Ve daha sonra da lütfen bu videoyu seyredin. (http://www.youtube.com/watch?feature=endscreen&v=9o8PgJPUjfo&NR=1)
47 yaşında hayallerinin peşinden giden bir kadının hayranı olduğu sanatçı ile (ki ondan daha güzel söylüyor) düet yapabildiğini; hayran olduğu aktör şarkıcının onu ziyarete gidişini, erkek gibi gözüktüğü için alay konusu iken bir iki dokunuşla kadınsı güzelliğinin ortaya çıktığını, hiçbir şey için geç olmadığını, insanların önyargıları ile başkalarını nasıl kabuklarına hapsettiğini görün. Kabuğunuzu kırmak sizin elinizde...
Bu da hayallerini gerçek oluşunun özeti (http://www.youtube.com/watch?v=-_-EntHb5TM&feature=related)
Bu videodan sonra klinik psikolog kardeşim Mine Hasırcı'nın bir yazısını tekrar paylaşmam gerektiğini hatırladım. Çünkü konuya cuk oturuyor. http://www.minehasirci.com/2012/09/mukemmel-olma-ihtiyac.html
Susan Boyle'un bu videosunu da (http://www.youtube.com/watch?v=g0I7M_I1Fp0&feature=related) seyredin ve bir kez daha düşünün kimlere önyargı ile yaklaşıyorum diye. Yine beni hüngür hüngür ağlattı.
Ve daha sonra da lütfen bu videoyu seyredin. (http://www.youtube.com/watch?feature=endscreen&v=9o8PgJPUjfo&NR=1)
47 yaşında hayallerinin peşinden giden bir kadının hayranı olduğu sanatçı ile (ki ondan daha güzel söylüyor) düet yapabildiğini; hayran olduğu aktör şarkıcının onu ziyarete gidişini, erkek gibi gözüktüğü için alay konusu iken bir iki dokunuşla kadınsı güzelliğinin ortaya çıktığını, hiçbir şey için geç olmadığını, insanların önyargıları ile başkalarını nasıl kabuklarına hapsettiğini görün. Kabuğunuzu kırmak sizin elinizde...
Bu da hayallerini gerçek oluşunun özeti (http://www.youtube.com/watch?v=-_-EntHb5TM&feature=related)
Bu videodan sonra klinik psikolog kardeşim Mine Hasırcı'nın bir yazısını tekrar paylaşmam gerektiğini hatırladım. Çünkü konuya cuk oturuyor. http://www.minehasirci.com/2012/09/mukemmel-olma-ihtiyac.html
Düşününce öyle çok kez yaralandım ki bugüne dek.
Üstelik çoğu zaman obez değil; hatta şişman bile değildim: Sahneye tayt ile
çıkacağım zaman beni şişman sanan (ki oldukça zayıfmışım, hani sizin fıstık
sandığınız fotolardaki ben) hocam koreografiyi değiştirmişti. Çalıştığım yerde neler
işitmedim yıllarca “odaya girince yer sarsıldı”, “öğle yemeğine niye gidiyorsun
ihtiyacın yok”, “o kadar yağım olsa ben de üşümem” daha neler neler.
Zayıfladığım zaman da aman geri alma diye ihtarlar. Tezgahtarlar sizi kale almaz
şişmansanız, size olmaz derler, bazen pek ilgilenmezler. Kime ne???? Ama
insanın bir yerinde o çakılan çivi gibi sözlerin izi kalıyormuş demek…
Hani geçen yazımda (http://oncekadinsonraanne.blogspot.com/2012/07/sana-ne-oldu-diyenlere-dukan-sayesinde.html) demiştim ya tv seyrederken, sokakta
zayıf birini görsem zayıf oluşunu düşünüyorum; ama ters tepiyor yiyorum diye…
Şimdi de tam tersi: bir dizide veya sokakta şişman birini görsem, yanına yanaşıp/mail
atıp “bu rejimi dene, ben bile yapmayı başardım, en azından sağlığın iyiye
gidiyor, rahatlıyor vücudun, dolayısı ile hayatın” diyesim geliyor. Demiyorum
tabi; çünkü incitme riskim var. Saba Tümer’de 18 ayda 78 kg veren Efsane Gürsel
ile ilgili bir program izlemiştim aylar önce. Saba Hn kızın eski resimlerine
bakıp Efsane Hanımın yanında öyle bir gülüp eski haliyle dalga geçmişti ki içim
acımıştı. Çünkü o programı izlerken hala şişman olan ve o eski resimlere
benzeyen kişiler vardı mutlaka ve o sözler, gülüşmeler onları yaralamıştır.
Dukan benim babamın oğlu değil; ama eskiden 20 kilo
vermemi sağlayan Dr. Osman Bulutlar’ın rejim mantığına çok benziyor ve bu tür
rejimler bana çok uyuyor.
Bu resmi geçen gün buldum ve dehşete kapıldım. Ailem de beni o halde hatırlamıyor ama gerçek; insan sevince gözünü kör ediyor demek ki. Photoshop vs yok. Özellikle gelini de gösterdim ki aramızdaki farkı görebilin diye, kollar neredeyse iki katı. Ben ben olmaktan çıkmışım meğer. İşte bu yüzden kimse beni şişman veya zayıf halime göre tanıyor ve diğerini tanıyamıyor.
Zayıf halimi bilen komşum beni şişman halimle tanımamış ve ilk defa karşılaştığımızı sanmıştı, şimdi sporda yine tanıyamadı:)
Geçen ay başka bir komşu sesimden tanıdığını söyledi:)
Zayıf halimi bilen komşum beni şişman halimle tanımamış ve ilk defa karşılaştığımızı sanmıştı, şimdi sporda yine tanıyamadı:)
Geçen ay başka bir komşu sesimden tanıdığını söyledi:)
İki yeni yazı ile tekrar beraberiz: Biri “ne yaşıyorum
ve ne hissediyorum”, diğeri ise “ne
yiyorum” ile ilgili….
Sizlere soruyorum siz hiç şişman oldunuz mu? Hayatında
hiç şişman, hele de obez olmamış biri şişman biri nasıl hisseder, düşünür,
yaşar bilemez. Evet empati kurabilir; ama taaa ciğerinde hissedemez bir başka
şişmanın sıkıntısını.
Aman yanlış anlaşılmasın, şişman olmayan diyetisyenler
veya psikologlar yardım edemez demek değil. Tam tersine zayıf olan biri de
zayıf olmanın nasıl bir şey olduğunu bildiği için zayıf gibi düşünmeyi
öğretebiliyor insana. Benim klinik psikolog olan (http://oncekadinsonraanne.blogspot.com/2012/06/klinik-psikolog.html)
kardeşimle ki kendisi manken gibi, kardeşçe sohbetlerimizden bile çok
faydalandım ben. Bana maddi manevi destek oldu hep. Evet tanıdığa/aileye terapi
yapılamıyor ama ablasına bir kadın, bir kardeş olarak çok destek oldu, motive
etti; haydi diye iteledi, rejimi savsakladığım zaman tekrar bir tarih
belirlemem için destekledi.
Rejime ilk başladığımda kardeşim bana bir kitap
almıştı: “Beck Diyet Çözümü” http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=567798
Ben Dukan ve bu kitabı aynı anda, paralel olarak okudum. Birbirlerini
destekledikleri için bazen hangisi ne diyordu karıştırdığım bile oldu. Bu kitaptan da çok şey
öğrendim, tavsiye ediyorum. Hepsini uygulayabildim mi, hayır ama hatırlamak
bile yeter. Benim bu kitaptan hatırladığım en temel iki şey:
- Biri oturmadan ayak üstü yemek yememek (itiraf ediyorum hala uygulayamıyorum çok ayıp), evin her yerine buzdolabına vs “otur” diye kağıtlar yapıştırttı bana; ama uygulama tembeliyim.
- Diğeri ise “aklımda kalır deme” deyip neden zayıflamak istediğimi yazıp yanımda taşımamı ve gün içinde birkaç kez hele de kendime yenileceğimi düşündüğüm an açıp bakmamı söylemesi. Bunu hala yapıyor muyum, hayır; ama yapmalıyım. Geçen gün listeyi cüzdanımda bulunca, artık pek çok emelime ulaştığımı gördüm ve sevindim.
- Daha sağlıklı oldum (belim daha az ağrıyor, ütü bile yapabiliyorum)
- Ağrılarım azaldı
- Çocuğum için daha uzun ömürlü olabilirim demişim (Allah kerim ama adım attım en azından),
- Daha güzel ve çekici olmak için de bir aşama atladım,
- Eski kıyafetlerimi ve ayakkabılarımı giymek (hele de topukluları yorulmadan giymek), topuklu ile sahneye bile çıktım dün,
- Kolayca kıyafet ve ayakkabı bulabilirim (evet artık normal mağazalardan alışveriş edebiliyorum)
- Daha rahat spor yapmak. 1 Ekim'de tekrar spora başladım:) (iki sene evvel yapamadığım pilates hareketlerini daha rahat yapabiliyorum, elim ve ayağımın kavuşmasına seviniyorum
- Diabet riskim azalır demişim, sanırım bu riskten uzaklaşıyorum
- Daha rahat nefes alırım (evet tık nefes olmuyorum)
- Daha rahat şarkı söylerim (evet artık bir koroda söylüyorum)
- Yerden bir şey almak, yere oturup kalkmam kolaylaştı
- Çoraplarımı rahat giyiyorum
- Külotlu çorap bulmak ve giymek kolaylaşacak bu kış
- Tanıdıkların yanında “daha rahat” denize girmek için yazı beklesem daha iyi; ama hiç yoktan iyidir. Gerçi ben en dobiş halimde de denizimden mahrum olmadım, o yüzden “daha rahat” diyorum.
- Manikür ve pedikürümü kendim yapabiliyorum yine
- Yüzüklerimi takabiliyorum, en önemlisi de alyansımı
- Saat bulabiliyor ve
takabiliyorum; hatta kayıştan zincir parçası bile çıkardım, erkek saati takmak
zorunda değilim. Not: Kadın saatlerinde en büyük
www.tchibo.com.tr
’da var aklınızda bulunsun - Daha önce başardım demişim evet yine başardım
- Listeye yazmamışım ama beni en çok yaralayan, kamçılayan çocuğumun anneannesi veya babaannesi sanılmam (birkaç kez başıma geldi). Artık annesi olduğum daha aşikâr.
Bu kitabı alın okuyun derim; ama çevrenizde sizi
destekleyen sağlam kaynaklar yoksa terapiye de başvurabilirsiniz, utanmayın.
Çok büyük paralar değil inanın. Diyetisyene, spora verdiğinizden az veya eşit. Herkesin
yanında benim gibi doğru kitabı önerecek, doğru teşvikte bulunacak bir psikolog
yok ne de olsa…
Bir dostum bana demişti ki “Sana şişmanlık da yakışıyor
diyen senin dostun olamaz, inanma”. Bence de doğru. Evet, ben zayıf veya şişman
yine benim; ama şişmanlık kimseye yakışmıyor; sadece içini değiştirmiyor ama
hayatını zorlaştırıyor. Değnek gibi olmak değil hedef, sağlıklı bir bedene
sahip olmak.
İlk yazımdan bu yana, tanıdık tanımadık bana mesaj atan,
arayan pek çok kişi oldu, destek isteyen, öneri isteyen. Herkese dediğim gibi
ben doktor, dietisyen veya psikolog değilim. Ancak kendi deneyimimden yola
çıkarak kendi yediklerimi örnek göstererek öneride bulunabilirim; ama arkadaş
olarak manevi destek olmaya çalışırım dedim arkadaşlarıma. Çünkü biliyorum ki
pek çok insan benim gibi birine hesap vermedikçe veya para vermedikçe kendini
hizaya sokamıyor. Bu sefer kendi kendimeyim bu macerada; ama aslında değilim
de: Beni örnek alan, benimle rejim yapanlar oldukça ben de kaçamak yapamıyorum,
kötü örnek olmayayım diye. Bazen yakın arkadaşlarımı arayıp ya da mesajlaşıp
nasıl gidiyor diye sorup vicdanının sesi olmaya çalışıyorum. Çünkü anca beraber
kanca beraber… Hatta annesi, eşi vs kitabı alıp da yap diye yalvarmasına rağmen yapmayan kimselerin, yazımı okuduktan sonra, güç alıp "ben neden başaramayayım" diyerek, kendilerini o kısırdöngüden çıkarıp rejime niyet etmelerine vesile olmak benim en büyük mutluluğum. Hiçbir kar amacı olmadan; sadece birilerinin daha depresiflikten uzak, sağlıklı yaşama yakın bir hayata adım atmasını görmek ne güzel. Daha da komiği, çok yakın dostum yazımı okuyunca sigarayı bırakmış, kendi iradesine hakim olabilmek için. "Bu da yazının yan etkisi olsa gerek" dedik, güldük, hep ilaçların olacak değil ya:))
Bir de lütfen bir doktora danışın. Ben hem bir aile
hekimine, hem de dahiliye uzmanına danışıyorum. Hele de diabet, yüksek tansiyon
vs gibi özel bir durumunuz varsa, ilaçlarınızın dozunun ayarlanması gibi
konularda MUTLAKA doktor yardımı almalısınız. Kendi kendinize yapacağınız bir
rejim hayatınızı riske atabilir. Annem diabetik olduğu için biliyorum, yaşadık.
İlaç dozu ayarlanmaz ise şekeriniz risk derecesinde düşebilir. İlacın dozu yüksek karbonhidrat aldığınız varsayılarak veriliyormuş. Değil dukan herhangi bir karbonhidrat yoksunu (veya azaltılmış) rejimde bu ilaç dozu bu sefer size fazla gelir ve doktorunuz azaltmalı imiş. Pek çok doktor zaten rejim yapıp zayıflayarak sağlığına kavuşmayı, ilaçlara nazaran
daha faydalı buluyor. Ne de olsa ilaçların yan etkileri olabiliyor. (Aman bu da yanlış anlaşılmasın, ilaç lazım, kesmek yok; ama dozunu doktor bilir ve ayarlayabilir) Doktor
takibinde olmayı unutmayın. Örneğin dayım çok kısa bir sürede (ödem veya değil)
çok kilo verince doktoru (kendisi değil!) insülin alımını durdurmuş; çünkü şeker seviyesi iyi
bir seviyeye gelmiş.
Bu rejimin bir başka sıkıntısı ise şu: Kabızlık. Hele de
atak evresini uzun yapanlarda kaçınılmaz oluyor. Bağırsak probleminiz varsa bir
gastroenterlogdan yardım alın. Bir arkadaşım 10 gün atak yapınca 9. günde hastaneye
gitmek zorunda kaldı; çünkü bağırsak problemi varmış. Şimdi doktor kontrolünde
tedavisine de devam ediyor, zayıflamaya da. Kabızlık problemi için su içmek,
seyir evresinde sebze yemek, lifli yemek, yulaf kepeğini ihmal etmemek çok önemli.
"Su içmezsen yapma bu rejimi" diye bas bas bağırıyor adam
kitabında. Doktora sordum üre yükselebilir dedi. Fakat gut hastası iseniz çok
riskli imiş. O zaman su yetersiz imiş çok proteine karşı.
Bu arada bu Atkins rejimi gibi yağ, şarküteri serbest bir
rejim değil, kolestrolü tavan yapmaya sebep olmuyor; ama risk grubundaysanız diğer
etmenler için doktorunuzla konuşun. Sadece önyargı ile milletin karalaması ile “kalp
için, kolestrol için zararlı” masallarına doktorunuzdan duymadan inanmayın.
Bunlar benim öğrendiklerim, siz de doktorunuzdan çok şey
öğrenebilirsiniz.
Bu yazıyı da okuyabilirsiniz; güzel özetlemiş: http://www.dukandiyetitariflerim.com/2012/03/ilk-ve-son-kez-yaziyorum.html
Ne yiyorsun, menü yapıyor musun diyenlere bir sonraki
yazımı okuyun derim…
![]() |
| 2011-2012 doğumgünlerim |
Ve beyazzzz giymek
![]() |
| enine çizgili ve beyaz giyebilmek |
![]() |
| topuklu sevdası |
![]() |
| spora başlandı |
![]() |
| en son halim, gerçek ben'e en yakın halim |
![]() |
| spora giderken süslenmek moral oluyor |
25 Temmuz 2012 Çarşamba
Sana ne oldu diyenlere: Dukan sayesinde nasıl 20 kg verdim
Bu ara herkes bana maille veya yüzyüze nasıl değiştiğimi, ne yaptığımı soruyor. Hatta tanımadığım bazı kimseler bile...
İşte bunun cevabı:
Ben doğumdan sonra bir kist ameliyatı geçirdim (açık ameliyat) ve sinir sıkışması yaşadım. Tam doğum kilolarımı verirken bu komplikasyon yüzünden 3 hafta yattım ve kg aldım. Gittikçe de daha çok aldım.
İşte bunun cevabı:
Ben doğumdan sonra bir kist ameliyatı geçirdim (açık ameliyat) ve sinir sıkışması yaşadım. Tam doğum kilolarımı verirken bu komplikasyon yüzünden 3 hafta yattım ve kg aldım. Gittikçe de daha çok aldım.
2,5 sene rejim
yapacak iradem olmadı. TV seyrederken bile insanların ne kadar zayıf
olduklarına bakıyor; ama sonra da aksine kalkıp bir şeyler yiyordum. Kısır döngüye girdim. Yanlış anlaşılmasın, çok şükür hiç kıskançlığım olmadı; sadece gıpta... Ama zayıf birilerine bakarken "bak 2 çocuk sahibi vs, ne kadar zayıf, sen de yapabilirsin, kendine yazık ediyorsun" diyordum ama nedense bedenim (daha doğrusu zaaflarım), aklımın önüne geçiyor ve beni yemeğe sürüklüyordu.
Diyet geçmişimden dolayı nasıl zayıflanacağını, daha doğrusu nasıl doğru beslenebileceğimi bilmeme rağmen yapmaya gücüm kudretim yoktu.
Sadece, geçen sene, oturduğum sitedeki spor salonunda aerobik/pilates derslere gittim. 5 gün bazen sabah akşam spor yaptım ve tam gaz yememe rağmen yazın 2 beden küçülmüştüm. Ama bu sene ders saatleri oğlumun uyku saatleri ile çakışınca gidemedim, sadece rejim yaptım. İnşallah Eylül Ekim gibi hem rejim hem sporu beraber götüreceğim. Fıstık gibi olmanın tek yolu bu... Bu arada, oğlanı da kar kış demeden spora taşıdım. Spordaki arkadaşlar şahit, oğlan çoğu zaman üstüme çıktı; ağırlıkla daha da zor yaptım hareketleri; kucağımda taşıdım. Ama şimdi o da sporu seviyor.
Diyet geçmişimden dolayı nasıl zayıflanacağını, daha doğrusu nasıl doğru beslenebileceğimi bilmeme rağmen yapmaya gücüm kudretim yoktu.
Sadece, geçen sene, oturduğum sitedeki spor salonunda aerobik/pilates derslere gittim. 5 gün bazen sabah akşam spor yaptım ve tam gaz yememe rağmen yazın 2 beden küçülmüştüm. Ama bu sene ders saatleri oğlumun uyku saatleri ile çakışınca gidemedim, sadece rejim yaptım. İnşallah Eylül Ekim gibi hem rejim hem sporu beraber götüreceğim. Fıstık gibi olmanın tek yolu bu... Bu arada, oğlanı da kar kış demeden spora taşıdım. Spordaki arkadaşlar şahit, oğlan çoğu zaman üstüme çıktı; ağırlıkla daha da zor yaptım hareketleri; kucağımda taşıdım. Ama şimdi o da sporu seviyor.
Benim durumumdaki bir başka arkadaşım yılbaşında başladı Dukan’a . Ben kendimde güç bulup yapamadım. Ocak sonunda eşim ve arkadaşımın zoruyla 1 Şubat’ta rejime başladım. Hatta kitabı bile almadan kulaktan dolma. Kitabı 6 gün sonra aldım. Keşke baştan alıp okusaymışım... Çünkü ilk evrede sarımsak, soğan, maydanozun serbest olduğunu bilmiyordum. Obez olduğum için 10 gün yaptığım ilk evrede diyet değil, yağlı normal ürünler kullandım. Su içme özürlü ve çok tuz kullanan biri olarak çok su içmedim ki böbreklere zararlı (Allah'tan bana bir şey olmadı). Yulaf kepeği almadığım için başta kabızlık sorunu yaşadım.
Ama bu diyeti çok sevdim, neden mi? İstediğin zaman, istediğin kadar ye. Yani 5 kaşık, 100 gr vs. kısıtlaması yok. Gece ağzına lokma koyma durumu yok. Ben geceleri bilgisayar başında oturan biri olarak yemeden duramam. İlk evre biraz sıkı; ama insana detoks etkisi yapıyor ve hemen kg verdirdiği için motive ediyor. Sadece 1-2 kg verince insan, dayanma gücü az oluyor. Ayrıca insan diğer rejimlerde dışarıda sebzeyi zor buluyor; ama ızgara et, şiş vs bulmak kolay. Yanına patates yerine yoğurt koydurunca gayet rahat yapılabiliyor bu rejim. Sebzeli günde de tavuklu/etli/balıklı vs salata.
2 ay ağzıma bir çatal bile kaçamak sürmedim. Sıkı sıkı yaptım ve 12 kg verdim. Mart sonunda safra kesesi ameliyatı oldum (değerlerim de gayet iyi çıktı) ve bir süre yumurta yiyemediğim için rejimimi biraz değiştirdim. O kadar sıkı yapıyordum ki hastane yemeğini bile ona göre yemeğe çalıştım. Hastaneye yulaf kepeğinden yaptığım kekimi bile götürdüm.
2 kaşık yulaf kepeği+2 kaşık toz tatlandırıcı+1 yumurta+(istersen az kabartma tozu)+(istersen aroma/kakao/limon/tarçın vs)+(istersen az diyet süt)
Önceleri karıştırıp tavada pişiriyordum. Sonra mikroda yapmaya başladım.
Cam tabağa döküp hepsini karıştırıyor, sonra da aynı tabakta 3 dk pişiriyordum.
Son zamanlarda bazı gün tuzlu/baharatlı, bazı gün tatlı olarak silikon ( www.tchibo.com.tr
) muffin kaplarına döküp pişirdim mikrodalgada. Hop diye de çıkıyor.
5 (2 karıştır+3 pişir) dk'da diyet kek hazır.
Hatta misafirliğe yanıma aldım; çünkü ev sahibi ne ikram etsem telaşına düşüyor.
Ondan sonra biraz da sıkılmışlıkla bir gün protein, bir gün sebze+protein düzeni yerine, her gün sebze+protein yedim ve Mayıs’a kadar 3 kg daha verdim. Haziran’da 20 kg vermiştim. Hem de Mayıs’ta çikolata, pasta, dondurma gibi büyük kaçamaklarla.
Tatilde irademe
hakim olamayıp homini gırtlak yedim ve 3 kg almışım. Hatta 1 aydır, aynı şekilde
pisboğaz durumum devam ediyor. Ama kg almadım. Hala başlangıçtan bu yana 17 kg
zayıfım.
Ama ipleri ele
almanın zamanı geldi çünkü 25-28 kg daha vermem lazım. Evlendikten sonra 45 kg
almıştım da söylemesi ayıp.
Yüzüm yuvarlak
olduğu için hemen yanaklanıyorum ve kg belli oluyor. Gözlerim japonlar gibi çizgiye dönüyor gülünce. Hatta düğün fotolarımı görüp "bu kim" diyen bile var. Şaka değil!! Beni tanıyamayan arkadaşlarım, komşularım oldu. Çoğu kişi nikah fotomu görünce ay ne güzelmişsin diye hayıflanıyor...
Vakti zamanında doktor (Osman Bulutlar) desteği ile 20 verdiğimde (12 kg fazlama rağmen) insanlar bayılıyordu yeni halime.. tabi ben de... ve neden hala fazlam olduğunu anlamak istemiyorlardı.
Artık çocuğumun torunum
sanılmasını istemiyordum, yine zayıf ve güzel olmak istiyordum. 40 numara ayaklarımın 41’i geçmesini istemiyor
ve tekrar topuklu giymek istiyordum. Hep pantolon değil, etek ve elbise de giyebilmek, pedikürümü tekrar kendim yapabilmek, ayakkabımı rahat bağlayabilmek istiyordum. Daha kadınsı görüntüme geri dönmek
istiyordum. Bel ve boyun fıtığı, diz kireçlenmesi olan biri olarak sağlıklı
olup, çocuğumla rahat oynamak istiyordum. İşte bu gibi nedenler beni motive
etti.
Şimdi de klinik psikolog kardeşim (http://oncekadinsonraanne.blogspot.com/2012/06/klinik-psikolog.html) benden rejime dönüş için gün belirlememi istedi ve ona söz verdim; bu Pzt tekrar başladım. Hatta benimle yapanlara (annem ve babam da yapacak inşallah) destek olacağım. Çünkü insan destekle daha iyi motive oluyor.
Şimdi her gün sebze+protein karma yemeği düşünüyorum. Bir gün sırf protein yiyebilirim. Belki biraz verdikten sonra meyve de yiyebilirim (çünkü yazın benim gibi meyve sevmeyen biri bile soğuk meyve seviyor).
Dukan için zararlı diyenlere inanmıyorum. Zaten aile dostumuz doktorumuz da onaylıyor. Hatta Mehmet Öz’ün dediği gibi şişmanlığın sebep olduğu hastalıklar çoğu zaman en kötü rejimden daha çok zarar veriyor. Bu rejim Atkins gibi yağ serbest bir rejim değil. Kolestrol çıkarmıyor. Bilakis insanların şekerini, tansiyonunu, kolestrolünü düzeltmiş. En azından artık ağrılarım daha az ve daha rahat hareket ediyorum.
Siz yine de doktorunuza danışın.
İşte benden şimdilik bu kadar… Şu an rejimimin 3. günü ve 1 kg verdim bile hem de regl öncesi şişliğine rağmen...
![]() |
| bir zamanlar zayıftım, evet bu benim |
![]() |
| sonra şişmanladım ve dolunay yüzlü olunca kimse beni tanımaz oldu |
![]() |
| Osman Bey ile 20 kg verdim |
![]() |
| hamileyken ve lohusayken bile daha zayıftım |
![]() |
| doğum ve ameliyattan sonra obez oldum |
![]() |
| elbise giyebilince çok sevindim |
![]() |
| safra kesesi ameliyatına girdiğimde 2 ayda 12 kg gitmişti |

Haziran-20 kg
Tatil dönüşü Temmuz 17 kg (3 geri almış halim)
Spor ile ilgili bu Blogcu Anne'nin bu yazısına da göz atın, sorunlarınızın kaynağını görün: http://blogcuanne.com/2012/07/25/adrenal-yorgunluk/#comment-43213
" Not: Annem Dukan yapamayacak çünkü diabet hastalarının karbonhidrat yemeleri şartmış. Doktorunuza danışın lütfen!!!" demiştim ya dahiliyecimize sordum yok öyle birşey dedi. Bazı Diyetisyenler Dukan'ı rakip gördüğü için sevmiyor sanırım. Annem diabetik olduğu için biliyorum, yaşadık. İlaç dozu ayarlanmaz ise şekeriniz risk derecesinde düşebilir. İlacın dozu yüksek karbonhidrat aldığınız varsayılarak veriliyormuş. Değil dukan herhangi bir karbonhidrat yoksunu (veya azaltılmış) rejimde bu ilaç dozu bu sefer size fazla gelir ve doktorunuz azaltmalı imiş. Pek çok doktor zaten rejim yapıp zayıflayarak sağlığına kavuşmayı, ilaçlara nazaran daha faydalı buluyor. Ne de olsa ilaçların yan etkileri olabiliyor. (Aman bu da yanlış anlaşılmasın, ilaç lazım!!!, kesmek yok; ama dozunu doktor bilir ve ayarlayabilir) Doktor takibinde olmayı unutmayın. Örneğin Diabetik olan dayım atak evresinde 7 kg vermiş ve şekeri de düşmeye başlamış. Dayım çok kısa bir sürede (ödem veya değil) çok kilo verince doktoru (kendisi değil!) insülin alımını durdurmuş; çünkü şeker seviyesi iyi bir seviyeye gelmiş. Annem ve babam da yapmaya karar verdi. Siz yine de dr danışın o ayrı... "
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











.jpg)









.jpg)




















.jpg)
