Ramazan bitmeden bu yazıyı yetiştirmem gerek diye düşündüm.
Çünkü güllaç geleneksel ramazan tatlısı. (Bu arada güllaç yaprakları kuru halde 1 sene
bile bayatlamadan dayanıyor, ne bozuluyor ne böcekleniyor, alın evinizin bir
köşesine koyun)
Ben nişanlanana kadar güllaç yemezdim. Kayınvalidemin
yaptığı tarçınlı cevizli güllaç diğerlerinden daha başkaydı ve bunu sevdim.
Çünkü gülsulu değildi, aşırı tatlı veya tatsız değildi. Diğer güllaçlar her
katında malzeme olmadığı için midir nedir, kağıt yiyormuşum hissi veriyor bana.
Bu yüzden de kendi güllacımı tercih ediyorum.
Hatta benim gibi güllaç karşıtı insanlar misafirliğe gelirse,
“bir tat; beğenmiyorsan beğenme” diyorum; çoğu da beğeniyor.
İşte bizim ailenin güllaç tarifi, en azından benim yapış
şeklim:
1 lt kadar sütü tencere koyup kendi ağız lezzetime göre
bilmem kaç kaşık şeker koyuyorum. Kaynatıyorum (ya da içinde şeker eriyecek
kadar ısıtıyorum).
Sabırlı bir günümdeysem yaprakları eritmeyecek kadar ılınmasını
bekliyorum.
Bir başka kapta veya rondoda ceviz kırıp ve tarçınla
karıştırıyorum.
Bir borcamın, tepsinin vs büyükçe bir çanağın içine güllaç
yapraklarını kırıp kırıp yaprak yaprak döşüyorum.
Her yaprağın üstüne süt döküp yumuşatıyor, üstüne de ceviz
ve tarçınlı karışımdan serpiyorum.
Borcamın tepesine kadar ya da süt bitinceye kadar bunu
tekrar ediyorum. En üst yaprağın üstü de bol cevizli olacak unutmayın.
Her!!! yaprak bol malzemeli olduğu için kağıt destesi yiyor
gibi olmuyorsunuz.
Belki biraz daha sulu oluyor diğer güllaça göre; ama zaten
sütü emiyor yapraklar. Emerse az daha şekerli süt ilave ediverin.
Bu sene bir de toz tatlandırıcı ve diyet süt ile
deneyeceğim. Sadece nişasta kalıyor kalorili…
Afiyet olsun.
kayınvalidemin en son yaptığı güllaç
kağıt gibi sokak güllacı

