Mezzokate

Mezzokate

Blogroll

Her Hakkım Saklıdır® Bu blogdaki tüm haklar Melis Tezcan'a (öncekadınsonraanne) aittir, kendisinden izin almadan!!! ve kaynak göstermeden gerek metinsel gerekse görsel dökümanların kopyalanması, kullanılması ve yayınlanması yasaktır. Aksi halde yasal yola başvurulacaktır.
şikayet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şikayet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Temmuz 2012 Çarşamba

Teşekkür etmeyi de bilmek lazım


Sitenin bahçesindeki çocuk parkları eskimişti, boyaları dökülüyor, her sene tamirat gerektiriyordu; metal kaydıraklar çocukları yakıyordu.


Sağ olsun site iyi niyetle değiştirmeye kalktı. Ancak kaydırağı söküp bıraktı. Çocuklar merdivenden çıkıp boşluğa atlıyordu. Bu yüzden gözümüzün önünde bileğini burkanlar oldu. Hiçbir önlem alınmamıştı. Kaydırak uzunnnnn bir süre öyle kaderine terk edildi. Arkadaşım Hülya ve Sinem'den başka kimse de gidip yönetime sormayı, uyarmayı akıl etmedi veya canı istemedi.


Hatta Hülya parktaki annelerle konuşurken herkes şikayet etmesine rağmen, "Yönetime söylediniz mi" diye sorunca sus pus.... Kardeşim şikayet etmek boş boş neye yarar, muhalefet olmak için şikayet etmiyoruz; çözüm bulmak önemli, uyarmak önemli. Üstelik şikayet eden bu insanlar, seçime gelince aynı idareyi seçiyor. Ülkelerde de böyle değil mi?

1 ay önce parklar yenilenmeye başlandı. Bu defa da 3 park aynı anda söküldü ve yarım yamalak bırakıldı. Kötü bir planlama örneği daha. Firmanın hatası da olabilir; ama haftalarca yine boşluğa açılan, çocukların kendini attığı kaydırak sistemlerinin tedbirini almak; firmayı bir an önce tamamlaması için zorlamak yönetime düşer. TEM ile E-5 aynı anda kazılır ya, insanlar sefil olsun diye;) aynı o hesap, 3 park birden iptal oldu. Çocuk kaymak istiyor; ortada yarım bir iskelet var. Yönetime gidip sorduk, ha bugün ha yarın.... Eşim sabret diyor; daha kaç ay sabretmeliyim?
Neyse bu hafta tamamlandı. gerçekten güzel olmuş. Gidip teşekkür edeceğim bu sefer.(Yer karoları eksik onların bir an önce tamamlanmasını da hatırlatacağım o ayrı...)

Yeni parkımız iyi hoş da hala eksikleri var




Ancak bir de öneri götüreceğim: Koca kazık gençler ve büyük çocuklar da salıncaktan yararlanmak istiyor ve her seferinde korumalı çocuk salıncaklarını kırıyorlar.
Gençlerin gece buluştuğu, eğlendiği çardakların yakınına, sökülen eski tip salıncaklar takılırsa onlar da faydalanabilir, romantizmlerini yaşayabilir, büyük yaştaki çocuklar enerjilerini harcayabilirler.

Bu yazıyı yazdıktan 1 gün sonra:
Parka indik ve kocaman bir çocuk ayakta sallanmaya başladı bu kaydıraklarda, "yapma ama bak kırılıyor ayakta sallanılır mı üstüne oturulur mu koruma kısmının diye" uyardım.
Aynı çocuk 5-10 dk sonra hala tamamlanmamış ve çocuklar tarafından sökülüp kenarda yapboz olarak oynanan esnek yer karosunu alıp eli ile ikiye bölüp kırmak istedi. Tabi ben yine "Ne yapıyorsun, kırılır mı hiç, zarar vermenin kötü olduğunu biliyorsun" dedim. Eminim çocuk bana sinir oldu; ama belli ki annesi bu konulara pek değinmemiş. Zaten bir süre sonra annesi salına salına havuzdan geldi ve banka kuruldu. Çok da çocukları ile ilgilenmiyor. Havuzda da oğlu ile arada bir ilgilendiğine şahit olmuştum. Manken gibi yatıp güneşlenen, arada zahmet edip ilgilenen anneler grubundan.

Şikayet etmek meziyet değil, teşekkür etmeyi de bilmek lazım.

Geçenlerde havuzda hiç tanımadığım bir anneye (hem de ikinciye hamile) gidip teşekkür ettim. "Size teşekkür etmek istiyorum. Oğlunuzu çok efendi yetiştirmişsiniz" dedim. Geçen sene oğlumu uyutmak için bahçede çocuk arabası ile turlarken iki çocuk bana sataştı. Aklı sıra eğleniyorlar. Ama eğlenceleri bana ana avrat küfretmek, hem de ne küfürler... Sinirden çıldırdım. Çocukları uyarmak istedim olmadı. O kadar yüzsüzlerdi ki... annelerinin durumdan haberi var mı bilemiyorum... nerede oturduklarını bilsem gidip söyleyeceğim. Bir tek bu çocuk onlara uymadı ve yanından geçerken "teyze ben bir şey söylemedim" dedi, efendiliğini bozmadı. Teşekkür ettiğim anne şaşırdı, hoşuna gitti "Bunları da mı duyacaktım" dedi. O sırada diğer iki anne de duydu (belki de küfreden onların oğullarıydı). Öyle ise uyarırlar bu vesile ile... İkinci çocuğuna  hamile bir anneye doğru bir eğitim verdiğini hatırlatmak; çocuğa yaptığı iyi işin unutulmadığını ve takdir edildiğini öğretmek bence çok önemli. 




Nedense biz sadece şikayet etmeyi biliyoruz. Oysa iyilik yapanların sırtı da sıvazlanmalı ki devam etsinler. Hep ceza olmaz, ödül de olmalı. Çocuklara da böyle öğretmiyor muyuz? Hatta kendilerini alkışlatıyoruz.
Oğluma özellikle öğrettiğim şeyler "teşekkür etmek", "lütfen demek", "özür dilemek" ve "seni seviyorum" demek.

Bence eğitimin temeli bu.




Bu yazıyı da okumanızı öneririm:

http://blogcuanne.com/2012/07/02/adam-olmak-ama-insan-olamamak/

9 Temmuz 2012 Pazartesi

Önce İnsan!!!! Sonra Anne olmak lazım

Bu ara duyarsız insanları hele de anneleri gördükçe cinlerim tepeme çıkıyor. Çünkü bu insanlar çocuk yetiştiriyor ve gelecek nesiller de onlar gibi duyarsız, küstah, düşüncesiz olmasın diye dua ediyorum.

Geçen hafta marketin önüne park edecekken baktım yere engelli işareti çizmişler. Ben de arabadaki 3 yaşındaki çocuğumla kenarda yer boşalmasını bekliyordum. Birden kadının biri çıkıp o yere park edince kendimi arabadan atıp, kadının yanına gittim ve kadını kibarca “görmediniz” herhalde diyerek uyarınca, kadın bana lafla saldırdı. Ben de önce açıklamaya çalıştım; ama dinlemedi ve hatta koşar adımlarla uzaklaştı. Üstelik markete gelmemiş, karşı apartmanda oturuyormuş. Bir de bu hakkıymış gibi "Ben burada oturuyorum" dedi. Kadın kaçınca bağırmaya başladım. Bana “Sen özürlü müsün” dedi ve ben de “Asıl siz zeka özürlüsünüz” dedim. Sinirden titremeye başladım kadının sileceğini kaldırdım. Ön camda çocuğunun resimleri vardı. Anne olarak böyle örnek oluyor işte... Bağırmaya devam ettim. En azından millet uyansın, varsın bana deli desinler. Neyse güvenlik görevlisi ile görüştük. Adam "Maalesef yönetim de çok tınmıyor" dedi. Ama market çıkışı arabama gelip "Merak etmeyin zabıt tuttuk, bir daha park edemeyecek" dedi. Umarım işe yaramıştır. Facebook hesabımda da yazdım ki, ne olur boşver demeyelim diye…
Bu kadına ne denir çifte kul hakkı yedi. Hem marketin müşterilerinin, hem engelli vatandaşların… 

Bugün yine aynı markete gittim baktım yerde işaret duruyor; ama çok da net değil; çünkü koyu mavi ile çizilmiş. Güvenlik görevlisine gidip (bu sefer başkası) "Buraya koni falan koysanız, insanlar bu işareti göremiyor; geçen hafta sırf bu yüzden biri ile tartıştım" dedim. Kadın görevli boş gözlerle bakarken bir delikanlı park etmeye kalktı. Ben de "Pardon burası engelli yeri, yana koysanız" dedim. O da hemen yana çekip "Gözükmüyor abla" dedi. "Ben de zaten onu diyordum, koni vs olsa" diye açıklamada bulundum. Yan taraf boş olmasaydı kibarca aracını yana çeker miydi bilemiyorum; ama ben üstüme düşeni yaptım. Çıkarken tekrar hatırlattım görevliye.

Dün bahçede çocuk arabası ile gezip oğlanı uyutmaya çalışıyorum. Çardağın altına gittim; bir de ne göreyim: Masanın üstü çarşamba pazarı gibi.

Gazete serilmiş üstü çekirdek kabuğu, pet şişe, kirli kahve fincanları dolu: Belli ki bir grup anne gece kahve çekirdek keyfi yaptıktan sonra çöplerini orada bırakıp çekip gitmişler. 


Bu arada bir grup anne de ilerideki çardakta oturuyor ve çekirdek çitliyordu:) Masanın üstünde torbaya koyuyor gibi gözüküyorlardı uzaktan. Neyse oğlan uyuduktan sonra eve dönerken oradan geçtim ve baktım: Evet torbaya konmuş ama dibinde çöp olmasına rağmen yine çöpler masanın üstüne bırakılmış.


Muhtemelen evde çocukları ve eşinin dağıntısını toplamaktan yakınan bu anneler neden özgürlüklerini ilan etmişlerdi. En önemlisi iki adım ötede top oynayan çocuklarına kötü örnek olmuşlardı. 
Kazık kadar kadın olmalarını geçtim; en başta örnek olacak "anne" vasfını taşıyorlardı. Ben bile utandım.
O kadınların çocukları, gençleri de çocuk parklarını çöpe çevirenler işte...


Eğer yere attıklarını görseydim uyaracaktım; ama giderken çöpünü alacak mı diye başında da nöbet tutacak değilim ya... 3 yaşındaki oğlum bile çöpe atmayı biliyor.


Belki 1,5-2 senedir bir komşumuz hatalı park ediyor. Adam arabasını yandaki arabaya paralel koymak yerine gelişi güzel koyup çekip gidiyor. Bir kere kendisine rastladım uyardım. Sağ olsun biraz! ileri almış; ama 2 gün sonra durum aynı. Site yönetimine sürekli resim çekip yolluyorum; ama ilgilenmiyorlar. Güvenliğe söyleyin diyorlar. Güvenlik her gece adamın kapısına mı dayansın? Yönetimin elinde güç, uyarıyı da onların yapması lazım. Bıkmadan resim yollayıp uyarmaya devam edeceğim. Çünkü komşuma da anlatmaya çalıştığım gibi diğer araçların manevrasını güçleştiriyor ve özellikle de çocuğunuzun ateşlendiği vs gibi acil durumlarda dakikalarla boğuşuyor ve düşüncesiz insanlar yüzünden geç kalmak istemiyorsunuz.


İnsanlar biraz daha duyarlı olsa ne olur sanki...
Uyarmaya, hatırlatmaya devam.


Sosyal medya daha çok ses getiriyor, insanların aklında kalıyor diye blogumda paylaşarak hatırlatma yapmak istedim. Ne kadar çok paylaşırsak birileri uyarmaktan utanmaz, birileri yaptıklarından utanır vs diye ümit ediyorum. Bana ne demeyelim... Ne olur en fazla sana ne denir... Beşer değil insan olalım. Beşer şaşar, Allah şaşırtmasın kimseyi.


Bu yazıyı da okumanızı öneririm:
http://blogcuanne.com/2012/07/02/adam-olmak-ama-insan-olamamak/