Mezzokate

Mezzokate

Blogroll

Her Hakkım Saklıdır® Bu blogdaki tüm haklar Melis Tezcan'a (öncekadınsonraanne) aittir, kendisinden izin almadan!!! ve kaynak göstermeden gerek metinsel gerekse görsel dökümanların kopyalanması, kullanılması ve yayınlanması yasaktır. Aksi halde yasal yola başvurulacaktır.

26 Ekim 2012 Cuma

Dukan veya herhangi bir rejim yaparken etraftan gelen tepkiler

Rejim yaparken olumlu olumsuz sürekli tepki alıyorsunuz çevrenizden.

Zayıflayana kadar kimse başaracağınıza inanmıyor. Hatta "o değil, bu rejimi yapsan daha sağlıklı" lafları, yok "o kadar çok yiyip nasıl zayıflayacaksın" lafları....

Yıllarca rejim yapan biri olarak hepsini ve daha fazlasını yaşadım.

Benimle rejim yapanların da moralini bozduklarını biliyorum. Yalnız değilsiniz, tıkayın kulaklarınızı!!! Biz birbirimize yeteriz dayanışma için.

Zayıflamaya başlayınca mı ne oluyor:
  • İnsanlar takdir ediyor, destek oluyor ki bu güzel ve motive edici.
  • "Sakın alma veya spor yapmazsan sarkarsın" uyarıları başlıyor.
  • Daha ne kadar vereceksin, sorusuna benim gibi 20 kg deyince (geçmişte 20 kg verdiğim sene de daha 13 kg vardı ama aynı tepkileri duymuştum) "ooooooo yok canım, daha ne, yok olursun (ki benim hiç öyle zafiyet geçirme durumu olmadı hayatım boyunca), abartıyorsun, bu yeter" nidaları. 
  • Kilo almışsın diye kendince şaka yapanlar (ben ne yediğimi biliyorum, içim rahat)
Kardeşim ben 45 kg almış biri olarak 27 kg yetmiyor. Dizimde problem var, belimde, boynumda fıtık var. Her ekstra kg dize 7 kg olarak yansıyor. Yani daha verecek çok kilom var Allah'ın izniyle. Yeter ki sağlıkla vereyim.

Bir de sadece birkaç kg fazlası olanlar var. Onlar da gelip ben yaptım, berbat, başım döndü vs diyorlar. Zaten adam azıcık fazlası olana atak bile vermiyor.

Bir başka tür ise şu ben yaptım kg aldım sonra diyenler: Çok kısa bir süre yapıp bırakınca bu normal. En az 2 ay geçecek ki otursun sistem vücudunuza... Ben öyle yapınca sorun olmadı. Homini gırtlak yerken bile 3 kg alıp verdim.

Bu tür yanlış yönlendirmelere bakmayın. Siz kendinize bakın...

O yüzden hiç mi hiç aldırmayın, benden söylemesi....

Not:

Sevgili komşularım, arkadaşlarım bana baskı yapmayı bırakın lütfen! o acıklı veya kınayıcı gözlerle bana bakıp "yeter artık zayıflama, şu kadar sana yeter" baskılarınız işe yaramayacak inşallah. Neden devam etmem gerektiğini bu yazıda da yazmıştım yine söylüyorum benim oramda buramda fıtık var; dizimde problem var; ikinci çocuk nasip olursa hamilelik öncesi normale dönmem gerek. Boyum belli kilom belli ben kendimi biliyorum. Anoreksik olmadım, zayıfken bile kendimi aynada şişman görmüyorum, psikolojik bozukluğum yok. Sadece bu yaptığım rejim protein ağırlıklı olduğu için beni olduğumdan zayıf gösteriyor. Tartı yalan söylemiyor. Acımayın veya kızmayın bana.
Ayrıca bir TV programında da demişti bir obez: "insanlar ona bakıp aaa o zaman benden zayıf olursun" diyormuş. Bunu bana diyen de çok kendisi ile kıyaslayan vs. Bir arkadaşımın eşi demişti her kilonun belli bir sahibi mi var diye:)) Aynen gelin paylaşalım aynı kiloyu veya bedeni:)

Ayrıca her zaman zayıf olan bir sürü arkadaşıma kimse "ye, aman zayıflama" baskısı yapmazken, insanların gözü benim şişman halime alışmış bir kere, zayıflayınca yeter demeleri de ondan. Ama lütfen önce kendilerine ve etraflarına baksınlar ben normal olmak istiyorum. Ben 34 beden olursam abartırsam o zaman yeter desinler ama aksi takdirde onlardan biri olmamın kime ne zararı var veya neden ben olamayayım???

Dukan yaparken ne yiyorum ne içiyorum: kendimce önerilerim

Benimle beraber rejim yapanlar var.
Hatta geçen yazımda (http://oncekadinsonraanne.blogspot.com/2012/10/dukan-maceram-ikinci-round-zayflamaya.html) demiştim ki: "Beni örnek alan, benimle rejim yapanlar oldukça ben de kaçamak yapamıyorum, kötü örnek olmayayım diye. Bazen yakın arkadaşlarımı arayıp ya da mesajlaşıp nasıl gidiyor diye sorup vicdanının sesi olmaya çalışıyorum. Çünkü anca beraber kanca beraber… Hatta annesi, eşi vs. kitabı alıp da yap diye yalvarmasına rağmen yapmayan kimselerin, yazımı okuduktan sonra, güç alıp "ben neden başaramayayım" diyerek, kendilerini o kısırdöngüden çıkarıp rejime niyet etmelerine vesile olmak benim en büyük mutluluğum. "

İşte bu kişilerden bana harika haberler geliyor. Ortalama 6-7 kg gitti çoğundan. Ne mutlu bize. Biz bu işi başarıyoruz:)

Rejime başlayacak yeni bir grubumuz daha oldu. Bir kısmı bayramın bitmesini bekliyor. Bir kısmı çok azimli çıktı, başladı ve yol aldı bile. 
Her gün olmasa bile sık sık yokluyorum onları; bazıları kendiliğinden mesaj atıp ne yaptığını, ne yediğini söylüyor, aklına takılanları soruyor. Ben de kendi deneyimime ve mantığıma göre cevaplar vererek yardımcı olmaya çalışıyorum. (Gerekirse doktora danış diyerek) En azından gaz vererek motive etmeye çalışıyorum. Geçen yazıda bahsettiğim "Beck Diyet Çözümü"nde bu tür aferinlere ihtiyacımız olduğundan, önce kısa hedefler koyup onlara ulaştıkça da kendimizle gurur duymamız gerektiğinden bahis vardı. Ben de morali bozulana, yavaş kg verdiğini düşünene başardığı kısmı göstererek kendi ile gurur duymasını sağlamaya çalışıyorum.

Biz birbirimize destek oluyoruz. Örneğin; evvelki gece rüyamda tabaktaki pilav ve püreyi de yiyordum ve bir yandan da kendime " ne yapıyorsun, seni örnek alanlara ne diycen" diyordum. Sonra bakıyorum azıcık pilav bulaşmış; ama tamamını yememişim diye seviniyorum; fakat sonra dayanamayıp püreyi yiyordum. Sanırım 9 aydır 3 kere bu tür rüya gördüm. Birinde de sucuk vs yiyordum sonra sabah oh be yememişim rüyaymış diye uyanmıştım. Dün de buzdolabındaki haşlanmış sosislere ve böreklere zihnim gitti ama elim gitmedi:) Hemen beni takip edenler geliyor aklıma. Sizinle rejim yapmak bana çok yarıyor. İyi ki varsınız.

Bana sık sık şu sorular soruluyor: Ne yiyon ne içiyon, menü, öğün planlıyor musun? Tarifler?

Bu yazıda bunlara değinmeye çalışacağım:

Ben hiç öğün, menü vs planlamadım. Benim bu kitaptan anladığım "İSTEDİĞİN ZAMAN, İSTEDİĞİN KADAR YE". Bu yüzden yasak olmayanlardan istediğim kadar yedim. Bazen 1 kg kıyma, bazen 4 kişilik koca bir çanak salata. Gece oturan annelerden olduğum için sabaha karşı bile yedim içtim.

Kitaptaki menüler örnek olsun diye; yoksa adam hiç diyet listesi vermiyor.

Kendimi aç bırakmıyorum ve herkese de "gözünüz de doysun, aklınız da, mideniz de" diyorum. Öğün, saat vs beklemeyin, yiyin ki stres olmayın. 

Bir başka soru da şu: Kitapta, seyir evresinde "her öğün sebze tüketmeyin" veya sebzeyi daha az tüketin gibi şeyler yazdığını ben de hatırlıyorum (kitabı tekrar okuyacağım yakında...) ama ben böyle yapmadım ve hala da yapmıyorum yine de zayıfladım. Kendinizi kasmaya gerek yok. Belki öyle daha hızlı zayıflanır; ama uzun ömürlü olsun daha iyi. Mesela AVMde iken salata kurtarıcı, gerekirse her öğün yerim.

Zaten diğer rejimler gibi sokakta sebze araman şart değil, al bir ızgara et (mesela tavuk şiş vs, yanındaki zerzevatı koydurma, yerine yoğurt koydur). Protein+sebze günündeysen dev bir salata ama mısır ve yağ olmadan... Uygulaması kolay yani...

Hatta ben şu ikinci turumda her gün sebze+protein yiyorum. Saf protein nadiren yapıyorum. Hızlı olmasa da zayıflamaya devam maşallah.

İtiraf ediyorum: Hala yürümüyorum; ama 1 Ekim'de sitemizdeki spora başladım (aerobik/step/pilates). Yine itiraf ediyorum hala adam gibi su içmiyorum ki bu çok sakıncalı: hem üre yükselmesin diye, hem böbreğinde bir zamanlar taş çıkmış ama acı elma yağı kürü (http://oncekadinsonraanne.blogspot.com/search/label/b%C3%B6brek%20ta%C5%9F%C4%B1) ile yok olmuş biri olarak ve ödemi bolllll biri olarak;)))

Bu arada annem bir belgesel seyretmiş. Öğünle beraber kalsiyum alınca daha hızlı zayıflanıyormuş. Yoğurda bayılırım zaten:)) Tevekkeli yoğurtsuz yemek yemeyen 3 yaşındaki oğlum ailenin en fit adamı.
Bir de o belgesel de iki tabur asker üzerinde yapılan deneyde çorba/püre kıvamına getirilen yemek daha uzun süre tok tutuyormuş.

Bence haşlanmış tavuk ve yumurta en uzun süre tok tutan şeyler bizim rejimde.

Bu arada tavuğun ben göğüs etini severim; ama adam orasını burasını ye demiyor, her tarafı serbest: but, kanat, kalça. Balık için de hepsi serbest; yağlı balık bile olsa diyor. Yani kendisi yağlı cins, yağ sürülmüş veya kızartılmış değil:)))

Tatlı krizine girenler için: tarifler yazımda tekrar paylaşacağım kakaolu kek ve Dukan nutellası kriz için birebir. Bir de süt içmek işe yarıyor. Bir süre sonra sütün içindeki şekeri algılamaya başlıyorsunuz. O da olmazsa diet cola veya şekersiz sakız. O tatlandırıcı insanı kandırıyor.

Bu gece bir arkadaşım dedi ki "zero cola içince zayıflamam yavaşlıyor adeta". Hatta bazı forumlarda da benzer şeyler okumuş. Dikkat edeyim bakalım.

Şu an 26,8 kg oldu. Yolumuz uzun, ha gayret, dağ başını Dukan almışşşş yürüyelim arkadaşlar...

İşte fotolar:


ana oğul pilates 
Bacak bacak üstüne atabilmek ve çorap bulabilmek büyük mutluluk:)))
spor sonrası


Kare yaka atletlerime kavuştum






14 Ekim 2012 Pazar

Aktivite, faaliyet, el işi veya Art Attack ne dersen de


Bu sıralar sık takip ettiğim iki anne var: Barış’ın Günlüğü’nün (http://barisingunlugu.wordpress.com/) yazarı Pınar ve En Duru Yanım'ın (http://www.enduruyanim.com/)  yazarı Nurşah. Daha doğrusu bu iki anne de birbirlerini takip ediyorlarJ En favori annem, sanal dostum Mümine (Deli Anne)’nin yorumları sayesinde rastladım onlara.
Bu annelerden çok şey öğreniyorum. Özellikle de  akademisyen olan (öğrencileri çok şanslı) Pınar'dan... Montessori eğitim yöntemini kendi yaratıcılıklarını da ekleyerek aktiviteler üretip çocukları ile oynuyorlar. Bu güzel aktiviteleri de bizlerle sayfalarında paylaşıyorlar.
Üstelik bu iki anne de çalışan anneler!!! Çocuklarına “kaliteli zaman” vakti ayırıp en eğlenceli ve faydalı halde yaşıyorlar. Bu yüzden onlara şapka çıkarıyorum.

Ben de heves ettim, aktivite yapmaya başladık. Geç bile kaldım aslında.
Henüz kreş veya anaokuluna gitmeyen oğluma anne okulu açtım evdeJ
Daha çok acemiyiz bu konuda.

Bizim zamanımızda el işi veya faaliyet denirdi bu tür el becerisi isteyen aktivitelere. Bizim evdeki adı ise “Art Attack” ya da oğlumun deyimiyle “artetek”J
Disney kanalındaki “Art Attack” programını çok seviyor ve o yüzden bu tür tüm programlara da bu adı veriyor. Mesela bayıla bayıla seyrettiği “Bay Becerikli”nin de adı Art Attack.

Geçen hafta Office1 Superstore’a (http://www.office1.com.tr/) gidip bir dünya kırtasiye malzemesi aldık. Her sabah Art Attack yapalım diye uyanmaya başladıJ
Bu yazıda hem bu ürünlerin resimlerini, hem de yavaş yavaş yapmaya başladığımız aktivitelerden örnek resimler göstereceğim:
Bu arada www.bitenekadar.com
ve www.tchibo.com.tr
’da da bu tür malzemeleri (bir kısmını) bulabiliyorsunuz.



aslında 5 lastik vardı ben ekledim

Bu da arka tarafı 


Bunları Office1'dan aldım ama bitenekadar'da da güzel ikili setler var: http://www.bitenekadar.com/craft-punch-2-adet-sekilgec-delgec-kelebek-yildiz-cicek-20844-firsat-urun?catid=1-1-6-20-1





 
 

 Çocukken patates baskısı yapardık bunlar daha keyifli hem de tekrar kullanabiliyorsun





Duvara yapıştırmak için çift taraflı bant
 

Bu kitapları çok sevdik. Tanesi 1 TL :))) Tüm seriyi alacağım bir daha ki gidişimde..
Ben bir de tiyatrocu edası ile ünlemlerle okuyorum; çok eğleniyoruz. Tabi bilmediği kelimeleri/kavramları onun bildiği şekilde düzenliyorum, açıklamalar; hatta bilgiler, dersler ekliyorum.
En çok tavşanlı iki kitabı sevdi.
http://www.timascocuk.com/kitaplar/mini-masallar/otobus-tostos.aspx
Hepsiburada'da set olarak daha bile ucuz
Bir de Idefix'te set olarak da ucuza alabilirsiniz







suluboya için iki gözlü kap

partiler için masa örtüsü



 Fırçaları www.tchibo.com.tr
'dan almıştım: Faber-Castell

Disney Live şovunun mısır kovası artık macun kovası 
bitenekadar'dan almıştım bu şablonları
çikolata kağıtları babaanneden

Fikrimuhim Danino kampanyasından
Danino kaplarımızı atmadık sakladık
Birini Rowenta süpürgemin açma düğmesine yapıştırdım

Fikrimühim Danino aktivitesinden aslında yedikçe çıkartma yapıştırmak için

her tür kurdele, bluzların omuzlarından kesilen ipler saklanıyor
Macunlar www.tchibo.com.tr
'dan


Kurabiye kalıpları iki üç liralık, tahta mini masa ve oklava ise bitenekadardan
Ikea Expedit kitaplığımızın bir gözü oğlanın
kırtasiye çekmecelerimizi boşaltıp oğlana tahsis ettik



Çorap, oyuncak, kıyafet ne alsak kahramanlı etiket kartonlarını çift taraflı bantla duvara yapıştırıyorum. Deli bir anneyim galiba, duvar bozulurmuşşşş çok da umrumda
bitenekadardan almıştım








aslında yakaladınyakaladından maydanoz kesmek için aldım ama pakedinde evrak yoketmek için olduğu yazılıydı:)
http://www.yakaladinyakaladin.com/dograma-makasi.html
https://www.tchibo.com.tr/Yesillik-Makasi-p400018699.html